Gönderi

Olabilecek en yüksek derecede gariplikleri barındıran bir kitap
9/10
·168 syf.··
Beğendi
·
2018 6. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 01 Ekim 2018 18:35
Spoilerlı bir inceleme olacaktır. İngiliz Argosunda bir deyim vardır. “Uqueer as as clockwork orange.” Bu deyiş olabilecek en yüksek derecede gariplikleri barındıran kişi anlamına gelir. İşte Sadık Anlatıcımız ve küçük kankamız Alex böyle biriydi. Olabilecek en yüksek derecede gariplikleri barındıran bir kişi. Alışılagelmişin dışındaki konuşma üslubuyla ve şiddeti seven genç ve heyecanlı doğasıyla çok ilginç bir insandı. Ama yine de insandı. Üç bölümden oluşan kitabımız Alex adlı dostumuzun başından geçenleri fazlaca argo kullanılmış, belki de ilk önce alışmakta zorlanacağınız ancak kitap bittikten sonra o kadar alışıp seveceğiniz bir dille anlatıyor ki, bu kitaptan sonra günlük konuşma dili size sıradan gelecek. Bu distopyanın ilk bölümünde-kanunların ve polislerin neredeyse olmadığı, olsa dahi kimsenin umurunda olmadığı- Alex ve çetesi terör estiriyor, taciz, tecavüz ediyor, insanları darp ediyor ve kendi terimiyle ‘Ölçüsüz Şiddet’ uyguluyordu. Ancak bir zaman sonra dostları ve Alex’in arası açılıyot ve Alex ihanete uğrayarak Hapishaneye düşüyor. Hapishaneye düştüğü bu zaman diliminde devlet tarafından bir denek haline geliyor. Bu zaman diliminde kötülük yapma yetisi elinden alınıyor ve en sonunda hükümet ile muhalefetin arasında çekiştirdiği bir otomatik portakal oluyor. Bu kitap ise tüm bu olaylar ışığında bana sordurtuyor. İnsanı insan yapan şey gerçekte nedir? İnsan, tepesinde bulunduğu besin zincirinin altındaki canlılardan nasıl ayrılır? Şüphesiz ki hepimizin vereceği cevap “Aklı sayesinde, tabii.” olurdu. Ve bu tabii ki doğru bir cevap, insan düşündüğünde ve mantıklı seçimler yaptığında insan olur. Tanrı insanı yeryüzüne sürgüne gönderdiğinde bunu biliyordu şüphesiz, insanlara iyiyi ve kötüyü seçme yeteneğini verdi. Bu yetenek ile dünyaya kötülük ve iyilik dağıldı. İnsanlar zaman zaman iyiliği zaman zaman ise kötülüğü seçti. Doğanın ve evrenin dengesi de böyle sağlandı. İnsan eli değmeden ve herhangi bir beşerî faktör tarafından rahatsız edilmeden tamamen dengede oldu, biri olmadan diğeri de varlığını sürdüremedi. Bu değişmeyecek bir doğa kanunuydu ve bunu ancak insanlar kendi emelleri doğrultusunda bozabilirdi. Çünkü içinde ne olursa olsun doğa doğaydı ve olduğu gibi güzeldi. İşte bu kitap da bize bunu anlatıyordu, eğer bir insanın kötülük yapma yetisini alırsan, yani içindeki kötülüğü yok edip onu iyiliğe zorlarsan o artık bir insan olmaz ve artık bir Otomatik Portakal’a dönüşür. Anthony Burgess’in insanı güldüren, güldürdüğünden fazla ise düşündürten bu romanını hayatta kaçırmayın. Amin. Ve bok püsür.
Edebiyat
Otomatik PortakalAnthony Burgess · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2009113bin okunma
··
6 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.