Gönderi

9/10
·419 syf.··
Beğendi
·
2018 68. kitabı
·
43 günde okudu
·
Okunma: 10 Ekim 2018 22:31
Bu kitabı okumam çok yoğun bir döneme denk geldiği için ve araya iki kitap soktuğum için oldukça uzun sürdü. Tanpınar bu eserinde Türk edebiyatında en sık olarak düşülen hataya düşmemeyi yine başarıyor; üslup peşinde koşarken gerisini boşlamıyor. Hem yazarın sahip olduğu üslup, hem de kitabın içeriği ve felsefi altyapısı kitabın kendini sürüden ayırmasını sağlıyor. Tanpınar her cümlesinin üstünde titizlikle duran, çok dolu bir entelektüel. Bu kitapta da yaşadığımız coğrafyanın şark ile garp arasında kalmışlığını sosyolojik tahliller ile ortaya çok net bir şekilde koyuyor. 1949 yılında yazılan bu kitapta Türkiye'nin bugün yaşayacağı bazı problemler çok başarılı bir şekilde öngörülmüş ve gerçekçi reçeteler önerilmiş. Kitap çok hızlı akmıyor. Akıcı bir Tanpınar deneyimi için Saatleri ayarlama Enstitüsü daha uygun olabilir. Ama acelem yok, her cümleye özen gösteririm diyorsanız okurken çok keyif alacağınıza eminim. Üstünde durmam gereken bir diğer konu ise bu kitabın 1949 yılında, Saatleri Ayarlama Enstitüsü'nün ise 1961'de yazılmış olması. Tanpınar'ın aradan geçen 12 yılda yaşadığı gelişim de kendisine bir kez daha hayran olmamı sağladı.
Edebiyat
HuzurAhmet Hamdi Tanpınar · Dergah Yayınları · 201921,3bin okunma
··
96 Gösterim
3 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
İnceleme için teşekkürler. Derine dalmadan, buna rağmen hem yazar ve hem de kitap hakkında bizlere fikirler veren güzel bir inceleme olmuş. Saatleri Ayarlama Enstitüsü okuyacaklarım arasında, okumak için bir türlü uygun zaman oluşturamadım.
levent öncel
Gönderi Sahibi
Rica ederim. Umarım ön sıralara alırsınız, çok kıymetli bir eser. İlk 150 sayfasını aştıktan sonra kitap daha da keyifli hale geliyor.
levent öncel
Gönderi Sahibi
Sakin sakin, acele etmeden okumak en doğrusu. Sıradan bir kitaba göre hem üslubu, hem de içeriği emek istiyor ama karşılığını da veriyor.
Şu an bu kitabı okumaktayım ve Saatleri Ayarlama Enstitüsinden sonrasında okuyunca birden afalladım. Hakikaten dura dura sakin okunması gereken bir kitap ki ben yarıda bırakıp başa döndüm, ilkinde hızlı okuduğum için. Şimdi sindire sindire okuyorum(bana o beni sindirdi gibi geliyor ama 🙄)