Gönderi

10/10
·563 syf.··
2018 26. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 22 Ekim 2018 22:23
Geçmişten geliyorum… Acımasızların ülkesinden… Vicdanın kırıntısını bile yüreğinde barındıramayanların yürekleri gibi, buz kesmiş bir yerden… Hani klişeye gireriz ya, sürekli “savaşlardan nefret ediyoruz,” “savaşlar artık bitsin,” “dünyaya barış gelsin,” nasıl olacak peki? İnsanlar kendi çıkarları için dövüştükçe, bir böcek gibi birbirini ezmeyi sürdürdükçe, nasıl olacak bu dediğimiz? Düşünüyorum da… Asırlar boyu, birçok insan, birçok insanı katletti, iktidar uğruna, mezhep uğruna, herhangi bir etnik mensubiyet uğruna, Yahudi diye, Müslüman diye, Nazi diye, katledildiler. Katledildik. Öldük birer birer, bu göğün altında. Dünya nelere şahit olmuş, nelere şahit oluyor ve bundan sonraki zamanda da neleree neleree şahit olacak kim bilir… Ben bir Müslüman’ım. Allah bana, kafirle savaş diye emretmiş. Düşündüğümde insanların ideolojileri uğruna birbirlerini öldürmeleri, onlara işkence etmeleri kadar saçma, insanlık dışı bir şey göremiyorum. Evet ben bir Müslüman’ım. Ama Müslümanlığım, insanlığımın bir gereğidir. İnsan olmayan Müslüman nasıl olabilir? O zaman bu paradoksu nasıl açıklayabilirim? İnanın bilmiyorum… Kitapta o kadar acımasız şeyler okudum ki, “bunları yapan insan ise şayet, biz neyiz?” dedim. Biz insan isek şayet, peki bunlar ne? Annelik hakları iptal edilen kadınlar, kamplar, toplu katliamlar, işkence odalarında zavallı insanların dinmek bilmeyen acıları, tecavüzler, en iyisi de, estetik bir idam belki… Bu sadistlik, bu acı vermekten duyulan zevk, insanların gözyaşından, acı çığlıklarından besleniş de ne? “İnsan olmanın” hangi kilometre taşını dolduruyor bu acımasız hasletler? Düşünüyorum, düşünüyorum, düşünüyorum ama nereye koysam bu parçayı, hiçbir tabloyu tamamlamıyor maalesef… Kitabımızın içeriğine gelecek olursak; dünyanın eli en kanlı katillerinin başında gelen Stalin’in akli dengesinin bozulduğu ve SSCB’nin Üçüncü Dünya Savaşı’nı başlatabilecek bir nükleer bomba projesini tamamlamak üzere olduğu istihbaratını alan Amerika, Stalin’e suikast kararı alır. Lakin Moskova’nın bu suikasttan bir şekilde haberi olur ve macera tam olarak da burada başlar. İçerisinde çok fazla karakter barındıran, uzun metrajlı bir film gibiydi Kar Kurdu. Anna, Slanski, Massey, Lukin, Lebel... O kadar içime sindiler ki, o kadar uzun süre geçirdim ki onlarla, gerçekten şimdiden özlediğimi hissediyorum. En iyi dostlarım arasındalar şimdi hepsi... Polisiye roman olmasından ötürü içerisinde çok fazla karakter mevcuttu, bazen "bu arkadaş kimdi ya?" dediğim de oldu. Bazen sıkılıp "amaaan ne çok karakter var yaa, bu adam kimdi şimdi?" dediğim de. Ama iyi ki diyorum, iyi ki, sıkılıp yarım bırakmamışım. İyi ki sonuna kadar sebatla okumuşum. Dünyanın daha barış dolu bir dünya olmasını, insanların merhametle dolmasını temenni ederek son veriyorum sözlerime. Kesinlikle ve kesinlikle tavsiye eder, kitap dolu bir ömür dilerim...
Tarih
Kar KurduGlenn Meade · Kırmızı Kedi Yayınevi · 20171,130 okunma
··
374 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.