Sapiens'in Uzunca İncelemesi
6/10
·412 syf.··
2018 67. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 09 Kasım 2018 20:26
- İlk olarak kendimi eleştirmem ve incelemem gerekiyor. Ben tarihin aşırı anlatıldığı bu tarz kitapları pek sevmediğimi daha iyi anladım ve kitabı okurken sıkılmamak, uyumamak ve dokunduracak bir yer bulmamak için kendimi zor tuttum. Yaşadığımız hayatın ''hiçbir zaman'' tarafsızlığından yana değilim. İlla ki bir tarafta yer almamız gerekiyor ve buna göre de fikirlerimize ters düşen anlarda durup düşünüyoruz. Karşımızdakinin düşüncelerini ve hareketlerini de kendi tarafımıza göre değerlendiriyoruz. Ben de kitabı değerlendirip incelerken kendi tarafımdan baktım olaylara ve bu yönden inceledim. Okuyanlar bunu göz ardı etmesin lütfen. Kişisel görüşlerim bunlar. Saygılar. - Gelelim kitabımıza. Ufak ufak spoilerler ile süslenmiş bir inceleme olacak şimdiden uyarmak istiyorum. ''Kitapta geçen dini konulara hiç değinmedim. Yazarın görüşünü herkesin okuyup kendine göre yorumlamasını istediğim için.'' -Kitabımız taaa çok eski zamanlardaki insanların ilk yerleşim yerlerine ve ilk zamandaki insan kalıntılarını incelemeyle başlıyor. Evet iyi hoş bu bilgileri ediniyoruz ama daha dakika bir gol bir sanki hiç bilmediğimiz bir şeymiş gibi insanlığın vahşet yılları geliyor gözümüzün önüne. İlk dönemlerden beri yabani olan(gerek fiziksel açıdan gerekse duygusal açıdan), şiddete meyilli bir türle karşılaşıyoruz. ''Sapiens''. -Tarla tapan, çiftçi, saban ile başlıyor kitabımız. Güzel adımlar atmamış insanoğlu hiçbir döneminde. Resmen tarih katliamlarla dolu. Bir oturup anlaşamamışız yazarın anlattıklarına ve tarihi bulguların söylediğine göre. Tarihi bulgular derken kitapta 149 adet alıntı var. Tabii ki bu kitabı yazarken böyle alıntıların olması gerekiyordur muhakkak ama yazar bir alıntı arkasından detayını yazmış. Kendi bilgi havuzundan faydalanarak içinde yüzeceğimiz şeyler bırakmamış nerdeyse, alıntıları açıklamak üzerine bir kitap olmuş. Bu basit bir şey demiyorum! Tabii ki bu olayları her yönden değerlendirmenin güçlükleri vardır ama bu kitaptan beklentim beni insanlık adına aydınlatmasıydı. Olmadı. Açıklama okudum bol bol. -Gördüğüm ikinci canımı sıkan şey örneğin bir konuya başlarken 2 veya daha fazla soru sormuş. İlk soruyu açıklamış açıklamış ve açıklamış. Haydi 2. soruyu açıklamaya yine ilk soruyu açıklamaya başladığı yerden başlayarak devam etmiş. Bu 3. soruda da böyle olmuş. 4-5 olsaydı can sıkıcı olabilirdi. İç içe geçmiş soru açıklama sayfaları resmen beni boğdu. -Kitapta fark ettiğim bir diğer şey kitabın yarısından fazlası neredeyse aynı yüzyıllar on yıllar içinde geçerken, bir anda yaklaşık 500 yıl öncesine gelmiş olup ilk insanlarla kıt'aların keşfine sıçramış olması. Aradaki devirleri çok seri cümlelerle atlamış yazar ki bence bu büyük bir eksiklik böyle bir kitap için. Kitaptaki vahşetin gözler önüne her serilişinde ve insanlığın yaptıklarından yazar her gem vurduğunda acaba; hadi biz bunların farkında değiliz cahil insanlarız, bu kitabı da okumadık varsayıyoruz. Yazar ne gibi güzellikler yapmışta dünyanın güzelleşmesi için, insan hayatının gelişimi için nasıl bir rol oynadığını çok merak ettim. ''Kişisel görüşüm..'' Evrimi anlatıyor ama bence hala en yabani ve evrilmemiş tür biziz. Bunun farkındayız zaten. Fiziksel olarak evrilmiş olabiliriz, eskiden kamburmuşuz,daha fazla kıllıymışız falan ama ya duygularımız? Hala kin besliyor, hasetlikten çatlıyoruz. Fesatlık içimizi yiyip bitiriyor ve doymak bilmeyen ego dürtüleriyle süslü hayatımızda en üstün ırk olduğumuzu sanıyoruz. Bitmek bilmeyen yarışların içinde seyrediyor hayatımız. Görsel Show çağındayız şu an. Herkesin birbirine caka sattığı ve evrilmemiş insandan bile daha açgözlü olduğumuz çağda. ''Kıssadan hisse..'' -Adım attığımız her kara parçasında doğanın kalbine resmen on bin yıllar, bin yıllar, yüzyıllar boyu atom bombası atıp doğayı katledip durmuşuz. Ekolojinin içine etmişiz ve biz bunları yaparken evriliyor-muşuz. Vay halimize. Hayvan neslini değil, kendimize benzeyen diğer insan türlerinin bile kökünü kurutmaktan aşağı kalmamışız. Diyeceksiniz ki onlarca sanat eseri var, binlerce resim, doğa harikası yapılar. O yapıların altında yatan gerçekler de var. Hepsini detaylı incelersek yine elimizdeki vahşet tablosu hepsinin üstünü örtmeye yeter de artar. ''İnsanoğlu doğanın başına gelen en büyük felakettir.'' Kesinlikle.. Sabırla incelememi okuyan herkese teşekkür ederim.. Yorumlar ve eleştiriler (olacaksa) saygı çerçevesi içinde olsun lütfen..
Hayvanlardan Tanrılara: SapiensYuval Noah Harari · Kolektif Kitap · 202342,6bin okunma
··
2.828 Gösterim
6 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Her okuyucu başka yorumlar zaten aynı yorumu yapsak fikir beyanımız sıfırlanır. İlk okuduğum tarihi kitap mikrof, tüfek ve çelikti çok yorucu ve bir o kadarda hayretle insanın ne denli birer Yok edici varlık olduğunu gördüm. Gerçi biz hep bakıyor görmüyoruz oda başka bir konu. Hayvanlardan Tanrı’lara kitabına gelirsek harari gerçektende çok güzel yakalamış hayvanlardan bugünün tanrılığına nasıl gelinmiş tek tek anlatıyor. Bu kitabın birde devamı var bence onuda okuyun çok şeyde keskin yorumlar yapmışsınız Emin’im ki başka bir bakış açınız gelişecek.
Ayhan GÜVEN
Gönderi Sahibi
Haklısınız ve inanın bakış açım değişir umuduyla tüfek mikrop ve çelik ile diğer kitabını aldım bu yazarın. Ne olursa olsun ilk kitap için görüşlerimdi bunlar. Belki ikinci kitabıyla aradığımı bulmuş olurum ve fikirlerim değişir. Farklı bir bakış açısı sağlayan yorumda bulunduğunuz için teşekkürler 🙂
Harari evrim ideolojisi etrafında olaylara bakmış.Ve okurken bu kitabı yarıda bıraktım.Sebepler yine saydığınız sebeplerdendi.
Ayhan GÜVEN
Gönderi Sahibi
incelememde doğru noktalara değinmişim demek ki. yorumunuzdan bunu anlıyorum :)
"konuya başlarken 2 veya daha fazla soru sormuş. İlk soruyu açıklamış açıklamış ve açıklamış. " kısmı ile ilgili bir yorum bırakmak istedim. Kendisi akademisyen olduğu için, ki kitapta tarih-sosyoloji ve biyoloji gibi bilim dalları üzerinden ilerlediği için, hipotez mantığı ile yazılmış kitap. :)
Ayhan GÜVEN
Gönderi Sahibi
Teşekkürler 🙂
Bu tarz tarihi kitapları okuyup yorumlamak aslında kitapları okudukmu yoksa anladıkmı sonuçlarıyla bizi karşılaştırıyor. Sizin yakaladığınızı ben es geçmiş olabilirim benim okuduğumu siz es geçmiş olabilirsiniz önemli olan bunları tartışıp aynı noktada buluşmaktır. Ben tşk ederim bu yorumunuzdan dolayı bunları söyleme şansı yaratığınız için :)
Bende sevmemiştim