Gönderi

9/10
·254 syf.··
Beğendi
·
2018 50. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 04 Kasım 2018 22:38
Ben bu kitabı çok sevdim, öylesine çok. ‘’Mümin, müminin aynasıdır’’ hadisiyle başlayan kitap; Peygamber dostlarınının aynalarında Asrı Saadet’e götürüyor okuyucuyu. İtiraf etmem gerekirse önyargılı başladım okumaya, zira İslami bir kitabı edebi kişiliğiyle yazabilmek birikim gerektirir derken… Ali Ural’ın latif kişiliği ve naif kaleminden dinlemek gönlümü öyle bir süsledi ki, kendi aynasında yansıttığı sahabe sahneleri öylesine güzeldi ki. Ben hayatımda ilk defa Asr’ı Saadet’e böylesine özlem duydum, eksik hissetim kendimi. Bilmiyordum… Efendimiz (asm) öldükten sonra ezan okumaya çalışırken yığılıp kalan HZ. Bilal’in seneler sonra Medine’ye geldiğinde, bir daha ezan okumamak adına kendine söz verdiği halde, Peygamber torunlarının hatrını kıramayıp yıllar sonra ilk defa ezan okuduğunda, Resulullah’ın mübarek kabrinden kalkıp yeniden aralarına katıldığını hayal ederek özlemle koşarcasına mescide gelen Medinelilerin gözyaşlarını bilmiyordum. Ben hayatımda hiç ezanı böyle dinlemedim, hasretle… O'nu hayal ederek... Bilmiyordum.... Efendimiz'in (SAV) torunları Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin'e ‘’ iki reyhanem’’ diyerek iltifatta bulunduğunu ( reyhanem= çiçek demeti). Haddimi aşmaktan korkarak, sünnettir diye de ümit ederek oğullarıma -iki reyhanem- diye sesleniyorum artık. ''Zalimlerle birlikte yaşamak da zulüm değil mi?'' diyen Hz. Hüseyin'i okuyorum defalarca. Peygamber'in en sevgilileri zulümle imtihan edilmişken, ahirzaman zulümlerine isyanımı susturuyorum artık teslimiyetle. Bilmiyordum..... Hakikati bulmak adına diyar diyar gezip, oradan oraya köle diye satılan Selmanı Farisi'yi.. Artık her selam verdiğimde birilerine, aklıma gelip kendisine de selamlar gönderdiğim, İslamın selamını ilk veren Ebu Zer'in ifadesiyle '' Vallahi hepiniz dünyaya sarıldınız'' hitabını okurken; hakikatin bir zerresi için bile terkemediğim uykularım geliyor aklıma... Bilmiyordum.... Efendimiz'in ''gözüm'' dediği Hz. Ömer'in Rabb'inden yumuşaklık istediğini duasında, Efendimiz'in öldükten sonra kendisini yıkamasını vasiyet ettiği mübareğin HZ. Ali olduğunu... Bilmiyordum.... Cihad emri geldiğinde bahanesi olmadığı halde erteliyor da Nebi'nin ardından gitmeyi, kendisiyle elli gün boyunca kimseler konuşmuyor sonra. Yeryüzü bütün genişliğine rağmen yüreğine dar gelen o güzelim sahabe - Kab. b Malik- , dosdoğru cevaplıyor Efendimiz'i '' Hiç bir bahanem yoktu'' diyor teslimiyetle.. Doğruluğun yolunda, yalana tenezzül etmeyen sahabenin ayetle müjdelendiği- ''Üstüme güneş doğan günlerin en güzeli '' - dediği günü hayal ediyorum, Allah yolunda ürettiğim bin bir bahanenin arasında ben de. Bilmiyordum... En ciddi savaş meydanlarında dahi şakalarıyla Efendimiz'i güldüren, en neşeli sahabe Nuayman b. Amr'ın HZ. Ali ve Muaviye olaylarından sonra bir daha gülmediğini... Mescid-i Nebevi'de Efendimiz'in şairi Hassan b. Sabit'e şiirlerini okuması için minber kurdurduğunu, hakikatin tercümanı olan şiirlerin güzelliğini... Bilmiyordum... Bir zamanlar Mekke'nin en zengin ailesinin biricik oğluyken, şehit edildiğinde üzerini örtecek kefen bulunamayan Musab b. Umeyr'in hırkasını başına çekip, ayaklarının otlarla örtüldüğünü... Bilmiyordum ben...
Peygamber'in AynalarıA. Ali Ural · Şule Yayınları · 20222,896 okunma
··
2.740 Gösterim
24 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Bilmiyordum diye başlayan o satırların var ya, işte ben çok iyi biliyorum ki yüreği ne kadar güzel bir kadın Sueda. İçi neyse dışı da aynı olan, kırmayan incitmeyen ve asıl önemlisi sitede örnek gösterilmesi gereken Sueda. Herkesin bilmediği her şeyi doğrusu ile öğrenmesi temennisiyle. Yüreğine sağlık.
Zeyneb Öztürk
Gönderi Sahibi
Blyrum:)))
Gözyaşları içerisinde okudum Sueda Hocam. "Sen uyurdun, uykun bir tepeden seyredilen uçsuz bir vadi.. Kıyısından seyredilen bir denizdi sanki, unutmadım.." Der Erdem Bayazıt, Resulullah'a Hitaben... Hitabı bile güzelleştiren,uykuyu bile güzelleştiren,betimlemeleri ve tasvirleri sonsuzluğa üleştiren ,O Nur'a selam ile... Rabbim razı olsun.
Zeyneb Öztürk
Gönderi Sahibi
Hepimizden inşallah... O'na ve dostlarına ebeden selam olsun :))
Habib-i Zişan Efendimizin ( sav) rahle-i tedrisinden geçerek bir dönemin " bedevi" toplumundan, kıyamete kadar gelecek muminlere numune-i imtisal olacak zirve insanlara dönüşmesi ne kadar da takdire şayan bir durum. Ama ne yazık ki günümüzde ne sahabeyi ne de onlarin Kainatin Efendisine ( sav) karşı sevgilerini anlayamadiğimiz gibi anlatamadik. Kendisine yazik etmis o kadar insan var ki bu Sevgi den mahrum kalmışlar. Çocuklardan en yaşlısına kadar En Sevgilileri (sav) olmuş nadide bu insana yakışır ummet olamadık. Mahzun Nebi ( sav) belki halen bizim bu perisaniyetimize üzülüyor ve ağlıyordur. Hz.Ömer'in ( ra) Hz Abbas'ında ( ra) şahit oldugu bir oluğun koparilip atilma mevzusu var ki gönülleri dağıdar eden bir sahne.. Bir çocugun gecenin geç vaktinde evine Resulullah( sav) gelmesi karsısindaki helecan ve heyecanı şahit olmak.. Ne kadar muhtaciz Efendimizi( sav) sevmeye hem de sahabesi gibi...
Zeyneb Öztürk
Gönderi Sahibi
Ne güzel yazmışsınız Allah razı olsun..o sahneyi tam bilmiyorum ben, paylaşmak isterseniz ayrıntısı ile ...mutlu oluruz :)
Bizde öğrenmiş olduk. Yüreğine sağlık Sueda Hocam.
3 gün önce ikinci Ali Ural kitabımı almıştım. Keşke bu incelemeye denk gelseydim, o zaman kesinlikle bu kitabı alırdım.
Zeyneb Öztürk
Gönderi Sahibi
Tavsiye ederim Mehmet Bey, çok istifade ettim ben. Diyebilirim ki, Ali Ural'ın en sevdgm kitabı:)))