Yazar okuyucuyu, karakterle birlikte, bir kitabı, daha doğrusu bir ismi aramaya çıkarıyor yalnız okuyucuyu başka bir yolcuuğa da çıkarıyor, okuyucuyu bir sona inandırıyor, kurgu sanılanın gerçekle karıştırılıp karıştırılmadığını arar bir deney gibi sanki.... karakterin roman ve yolculukları boyunca inanıp inanmadığını sorguladığı şeyi okuyucu belki de hiç sorgulamadan, tam bir inançla peşinden koşturuyor. Hayır. Anlatamadım. Baştan.
Her okuyucu kitaba ismiyle müsemma bir süreç veya sonuç beklentisiyle başlıyor bu noktada tamamız. Kitabın başında beni şaşırtan bişey oldu ben Allah'ın 99 isminden hep bahsettim, bahsedildiğini duydum ama bir gün dahi yüzüncü bir ad olabileceği ihtimali bir kez dahi olsun aklıma gelmedi, gelseydi de eminim üstünde durmazdım, onun hele hele ismi azam olacağını sanmazdım ve bu bilgilere haiz olduğum halde bu bağlantıları kurmazdım. Öncelikle bu bağları kattığı için kendimdeki genel bir tamamlanmayı yaşadığımı söylemem lazım. Ne diyorduk ? Her okuyucu romanın ismiyle müsemma bir süreç veya sonuç bekler. Karakter bir kitap ve bir kitaptaki ismi aradı yolu boyunca ve kendisni ben sorguladı, ama biz de aradık buna inanarak okuduk yüzüncü ad'ı ama biz hiç sorgulamadık. Dönüp kendimize kurgu olduğunu bile bile okuduğumuz bişeyde ya bulunacak ya bulunmayacak birşeyi okuduğumuzu mu ? İsmi merak edip etmediğimizi, neyin peşinde olduğumuzu. Bir an da şöyle geliyor acaba kitapta aranan kitapla örtüştürmüş müydü yazar kitabını... yüzüncü ad nihai bir sona varmamıştı roman da varmadı yaşamına devam eden bir hayat yaşamına devam etti. Kitabın en başından beri yüceltilerek meraklandırılan sonuç söndü, okuyucu sona doğru düşündü öğrenmek istiyor muyum, öğrensem ne olacak diye bunu yaşamamız mı istenmişti. Gerçekten garip. Roamnı eleştirmeye gelirsek.Yazar bilgisini ve kültürünü gerçekten konuşturmuş ve çeviri de gerçekten başarılıydı, sadeve o kadar sayfalarca yaşanmışlıktan sonra sönen olay hoş olmadı ve insanda buruk bir e ne oldu şimdi tadı dediğim gibi belki de yazar bunu istedi olmayan bir şeyi veremezdi. Olanı biz bilirdik yaşamalıydık, işaretlere kafa yormamalıydı, işaret ararsak bulurduk hep bunu dedi.