Gönderi

Sokak Köpeği - Aralık Ayı Hikâye Yazma Etkinliği
Gecenin üzerime örttüğü çiy damlalarından kurtulup, doğrularak günün ilk öğününü, belki de mideme girebilecek birkaç lokmayı bulabilmek için hayatın içine atılıyorum. Benim olan tek şey şuradaki boş çöp tenekesinin yanında duran karton parçası. Gecenin ayazında bedenimin bütün sıcaklığını çekti oda. Beni sömürdü resmen, taş gibi kalktım yattığım yerden. Sağ, sol. Sağ, sol. Sağ, sol... Şu yoldan bir karşıya geçersem türlü zenginliklerin kucağında bulacağım kendimi. Hissediyorum. Bu gün benim şanslı günüm. ..................... Ani bir fren sesi.... Gözlerim kapanır.. Tek duyduğum kulağımı yırtarcasına Dat daat daaaaaaaat... Gözlerimi açarım ve tamponla burun burunayım. Gözümün önünden geçecek bir film de çekemedim ki hayatım boyu. Bir sulu biftek geçmiş olsa boğazımdan şöyle hapur hupur yemiş olsan, onu görmek uğruna bile olsa o tamponu burnuma yerdim ama nerdeee... Hav hav hav hav Dat dat dat... Hav hav hav hav... Kazanan benim tabii ki.. Şoför pes edip benim geçmemi bekledi. Salına salına geçiyorum. Ne de olsa günün ilk kazananıyım. Hani tacım, karşılama töreni? Neyse birkaç parça ekmeğe de razıyım.. Tıngır mıngır yolda ilerliyorum.  Acaba nerde bu günkü kısmetim? Fırıncı Ahmet abide mi? Ciğerci Necdet abide mi? Yoksa yoldaki bir hayırsevere mi denk gelicem, bu soğuk havada mideme sıcak bir şeyler girmesini sağlayacak. Bunun iihtimali piyangoyu tutturma ihtimalimden bile düşük ama hayal dünyamda her şeye yer var. Orası dipsiz bir kuyu. Karnımı doyurabilecek her ihtimale açığım. Ooo işte Ahmet abinin fırını. Bu ne!! Kucağında bir sürü ekmek olan biri, hem de istiflemiş ekmekleri, önünü göremiyor. Şimdi paçadan bir dalsam, elinden o taze, sıcacık ekmeği düşürse de midemde davul zurna çalsa. Ooooohh mis.. Ama olmaz ki. Adımı çıkartırlar saldırıyor diye. Sonra mı? Bir daha bu mahalleye adım atamam. Mahalleyi bırak bide barınak belası var. Oraya gidenlerin sonu hiç hayır değil. Ya zehirlenenlere ne demeli? Offff en iyisi mi paçadan saldırmak yerine aç karınla bir umut ciğerci Necdet abim. Tekin değil yürüdüğüm sokaklar. Her yerde bağırış çağırış, gürültü, kalabalık. Zor, çok zor hayvan olmak, insanların bile birbirini sevmediği bu dünyada. Sözde insanoğlunun tekme salvolarından kurtulmak her oryantalin harcı değil burada. İyi kıvırmak, koşup kurtulmak gerek. Üzerime tükürmek isteyenler de var üstelik. Tam kurtuldum derken o da ne!! Büyük bir bot patladı yüzümde.. Bu günün kısmetini aldım galiba. Ağzım burnum kan içinde, ciğercinin önünde auuu... Auuu... Necdet abi beni o halde hoş karşılamadı, uyuz mu kaptı kim bilir ne hastalık var deyip beni uzaklaştırmak için süpürgeyle belime belime çalıştı. Bende son hızla oradan uzaklaştım. Nereye mi? Başladığım yere. Çöp tenekemin yanına. Belki birkaç lokma yemek artığı ya da kuru ekmeğe denk gelirim de günü aç kapatmam diye umarak gidiyorum. Biliyorum. Necdet abiden en güzel ciğeride yedim, fırından sıcak ekmekte. Lokanta artıklarından köfte bile denk geldi. Her tadı biliyorum, ama hayatın tadını alamadım. İnsanoğlu bu tadı bana veremedi, benciller, çünkü kendileri bile bilmiyorlar o tadı. Benim ekmeğime bile göz koydular. Öyle de doyumsuzlar. Sabahtan beri sokaklardayım neden sıcak bir insan eli değmedi başıma? Neden hiç kimse umursamadı beni, bu dünyada bir varlığım yokmuş gibi.. Önlerine bakarak ilerleyen bu insanoğlu hiçbir şeyi göremiyor. Yalnızca kendini, varsa yoksa kendini düşünüyor. Oysa benim açlığım da tıpkı sizin insanlığınız kadar önemli. Bunun farkına varın artık. Hayal dünyama dalmış giderken farkına varmadım ama yaklaştım işte. Karşıya geçip bir an önce kavuşmalıyım çöp tenekeme.. Derken o da ne.. .......................... Fren sesi daha yakından.. Dat dat dat... (Hav hav yok) Gözlerimi kapadım, kendimi sıktım ve derin bir nefes. Yerdeyim. Sabah teğet geçen ölümün kucağında. Hayallerimin başladığı yerde hayatım bitiyor. Ne güzeldi oysa, sulu bir biftek, sıcak ekmek, belki de ciğer. Hiçbiri, soğuk havadan başka hiçbir şey girmedi ağzıma bu gün, yediğim tekmeden sonra dolan kandan başka, bir lokma bile. 1e 3 karanlık bir metal çöp tenekesi bekliyor beni. Tanıdık bir yerdeyim bu benim sahip olduğum tek şey. Kartonum. Sabah kalktığım karton hala sıcak mıdır ki? Keşke onun üzerinde yatsam, belki iyileşirim. Ama, ama hiçliğe doğru gidiyorum. Biliyorum. Hiç böyle düşünmemiştim şimdiye kadar. İçinden karnımı doyurup yaşamamı sağlayan o metal kutu şimdi mezarım olacak. Ağzımdan silik bir hırıltıyla son nefesimi veriyorum. Canım da nefesimle birlikte bedenimi terk ediyor.. Dilim dışarıda kuyruğumdan tutup çöpe attılar, ne de olsa adım sokak köpeği.
··
164 Gösterim
26 Yorum
Elinize sağlık , sokak köpekleriyle empati kurmamızı sağlayan güzel bir öykü - ama hikayenin teması empati mi tam çözemedim onu:) Ne olursa olsun gerek içeriği gerek sağladığı farkındalık bakımından hoş olmuş. Teşekkürler katkınız için.
Ayhan GÜVEN
Gönderi Sahibi
Köpeğin hayat YOLCULUĞU'nda kurmamız gereken EMPATİ :) iki konu için de geçerli bence. Teşekkürler.
Güzel insanın kendisini sorgulatan ve karşılatığım sokak hayvanına ne kadar duyarlıyım diye düşündüren bir hikaye olmus emeğine sağlık kardeşim. Yazım hayatında başarılar devamı gelir inşallah. Benim en fazla üzerinde durduğum nokta burası oldu. " Öyle de doyumsuzlar. Sabahtan beri sokaklardayım neden sıcak bir insan eli değmedi başıma? Neden hiç kimse umursamadı beni, bu dünyada bir varlığım yokmuş gibi.. Önlerine bakarak ilerleyen bu insanoğlu hiçbir şeyi göremiyor."
Ayhan GÜVEN
Gönderi Sahibi
Çok teşekkür ederim 🙂🙂
Kaleminize saglik... Bir sokak kopegiyle empati yapmak gercekten ilginc geldi;) Bende bir parkta bulunan bankin dilinden karalamistim biseyler:))
Ayhan GÜVEN
Gönderi Sahibi
Sizinki de güzel olmuştur :) teşekkürler
Bu yorum görüntülenemiyor
Yazınızı okuduktan sonra tam kitabıma dönmüşken karşıma şu yazı çıktı: "Adına ne derseniz deyin, hayvan sevgisi, hayvan hakları veya başka birşey. Iste o,Islâmî, insanî ve medenî bir tavırdır. Üçünden birinde olsun kendisine yer bulamayanlara gelince: Sor bakalım; bu dünyanın sadece kendilerine ait olduğunu onlara kim söyledi?" (Yol hali) Teşekkurler :)
Ayhan GÜVEN
Gönderi Sahibi
Güzel bir tesadüf olmuş :)
Reklam
Çok güzel olmuş. Tebrik ederim. Pek hüzünlendirdi beni.
Ayhan GÜVEN
Gönderi Sahibi
Teşekkürler. Hayatımızın bir parçası hüzün de. Farkında olmamız gereken değerler de.. :)
Hem çok şirin, hem de çok hüzünlü. Çok beğendim. Elinize, gönlünüze sağlık.
Ayhan GÜVEN
Gönderi Sahibi
Çok teşekkür ederim :))
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.