Gönderi

Bir Distopya Öykü Denemesi: "Yıkık Ülke"
* Bölüm: 1 “İnsan varmış ya da yokmuş sistem varmış ya da yokmuş hepsinin canı cehenneme. Bir gün var bir gün yokuz, ölümün yerine yeni doğum, yeni sistemler var olduktan sonra, işleyiş değişmedikten, dünya pisliğe battıktan sonra neyin ne önemi var. Çoğunluğun itaat ettiği, azınlığın baskı gördüğü, güçlünün güçsüzü yok ettiği bu düzende var olmak da nedir? Yok olmak en müspet gerçektir!” “Dur, dur, dur dostum” dedi Tiko. Neyin var senin, ne oldu da bu kadar ateş püskürüyorsun? “Çürümüş insanların yaşayan bedenlerine baktıkça, çürümüş ve yozlaşmış sistemden başka bir şey görmüyorum da ondan” dedi Mono. “Sistemle savaşmak yerine sistemle barışmalısın. Var olan düzenin, hiç olmayan; varlığını dahil bilmediğin düzenden daha iyi olup olmadığını bilmediğin halde, yaşadığın düzenin eleştirisini yok olanla yapmanın mantıksal bir düşüncesi yok. Geleceğe gitmediğine ve geçmişe yolculuk etmediğine göre elinin altında bulunan sistemi, eski kafalıların yazılarına göre hayal edip, dehşete kapılman, senin gerçekçiliğine hiç uygun değil,” Mono. Aslına bakarsan yaşadığımız dünya bize bir armağan. Sanıyor musun ki, iki yüz yıl önce dünya daha güzel bir yerdi. Her yerde hastalık kol geziyor, tedavi bulunmuyor ve insanlar kitleler halinde yataklarında, sokaklarda ölüyor, her yeni bir ölüm, çoğalarak daha fazla insanı öldürüyordu. Tiko, bu dediğin şeyi göz önünde bulundurmadığımı mı sanıyorsun Tanrı aşkına? Tanrının unutulan çocukları bizler, daha ne kadar ileri gidebiliriz? Daha ne kadar zulüm edebiliriz? Bir grup insan keyfince yaşarken, diğer bir grup insan suya muhtaç bir şekilde ölmüyor mu? Bu sistemin neresi ile, hangi kısmı ile barışmam gerekiyor, anlat bana! Sana anlatacağım şey ile yetinmeyeceğini biliyoruz, Mono. Günlerce anlatsam bile seni tatmin edemeyeceğimi de biliyorum. Ben bugünü yaşamanın ve aldığımız nefesin kıymetini bilmekten yanayım. Yani diyorsun ki, insanların nasıl hayat sürdükleri, nasıl işkencelere maruz kaldıkları umurumda değil. Ölsünler, işkenceye maruz kalsınlar, sakat kalsınlar! Sistemin çarkında yok olsunlar! Bir gün bunun hesabını hepimiz vereceğiz. Dünya bu hale gelirken, kıçımızı kaldırmadığımız için bize lanet edecekler! Mono, bu düzeni ne sen kurdun, ne de sen yok edebilirsin! Çık bu hayalperest düşüncelerden! Daha önemli işlerimiz var! Bundan daha önemli ne işimiz olabilir? Dün olanları gördün değil mi? Gördüğünü söyle bana Tiko, bundan kaçamazsın! Evet gördüm ve bu konu hakkında konuşmak istemiyorum. Kaçmak üzerine bir dal olsaydı, bunun adını Tiko koyarlardı muhtemelen. Gerçeklerden sürekli kaçıyorsun ve sistemin polisi gibi davranıyorsun! Bundan yararın ne Tiko? Yararım mı, yararım yaşamak Mono. Ben yaşadıkça sen yaşarsın, onlar yaşar, biz yaşarız. Sistemin bize sundukları ile yaşamak varken, onunla didişmeyi ve onu karşıma almayı doğru bulmuyorum. Hem kaçmıyorum, sadece görmezden geliyorum! Haklısın Tiko, görmezden gelmek kaçmak değil zaten! Bir gün aynı durum senin başına gelirse, görmezden gelmemi mi, elimi uzatmamı mı isterdin? Dürüst ol bana! Dürüst olmak gerekirse, beni yarı yolda bırakacak g*t sen de yok, o yüzden ikinci bir şık seçeneklerde var olamaz. Sen bensin, ben de senim Mono. Hepimiz sistemiz! Kahrolsun sistem, kahrolsun destekçileri, insanı insanlıktan çıkaran her şeye lanet olsun, doğanın verdiklerini reddedip, kuleler inşa eden bizlere lanet olsun, o kulelerin içinde birbirinden kopan, ailelerin birbirine güvensizlik duyduğu bu sisteme lanet olsun! Mono, biraz sakinleşmeye ihtiyacın var. Görmüş olduğun şey seni bu hale getirdi. Unutmayı dene. Akşam bir şeyler yapalım ve bu konuyu arkamızda bırakalım. Sürekli bunu düşünmek sana yarar getirmeyecek. Ne olmuş yani sokakta bir kadına tecavüz edilmişse, ne olmuş yani yolda yürüyen çocuğun üzerine benzin döküp yakmışlarsa, ne olmuş yani kitapları yeryüzünden silmek için toplu cehennem ateşinde kül ettilerse. Sen kendine bak ve sistemin çarkında dönmeye devam et. Bu düşünceler seni kitaplar gibi kül edecek farkında değil misin? Tiko, bunları nasıl söyleyebiliyorsun? Nasıl olur da bu kadar gaddar ve duygusuz olabiliyorsun? Sistemin kölesi mi, köpeği mi oldun bana söyler misin? Ne zaman insanlığı bırakıp, şeytanın ordusuna katıldın? Bunun cevabını iyi biliyorsun! Hepsi Yoko’nun yüzünden oldu! Ona yapılanlar seni bu hale getirdi! Yoko'ya bunu yapanları cezalandırmak yerine, sistemin kölesini olup, ona yapılanları bir başkasına yapıyor ve yapılmasına göz yumuyorsun! Senin onlardan farkın ne o zaman? Yoko’ya daha nasıl ihanet edebilirdin? Onun bedenine, ruhuna nasıl ihanet edebildin? Mono, ben… Ben, bilmiyorum… Bölüm 2 -->> #39171367 Devam edecek… (Toplam 10 Bölüm)
Edebiyat
··
38 Gösterim
4 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
1k geçenlerde 1gk adı altında öykü yarışması düzenlediğine ilişkin bir ileti yayınladı ama sayfamda binlerce ileti olduğu için bulmakta hala sorun yaşıyorum :( ödüllü bir etkinlik bir araştırsan mı acabağğ diyordum :)
Murat Ç
Gönderi Sahibi
He onlar mı yapıyor. :) Aman ne bileyim, bilemedim. :)
Emeğine, yüreğine ve en önemlisi de, kalemine sağlık Murat. Gerçekten güzel bir başlangıç yapmışsın ve devamını beklerim. Burada, ilk bölümde geçenler, gerçek hayatımızda da gerçekten göz ardı edilmeyecek şeyler. Buraya müsaadenle, konuya yakın bir iki alıntı bırakmak isterim. #37608014 - #37336321 -#37466191 - #37464511 - #37608203
Murat Ç
Gönderi Sahibi
Senin de yorumuna sağlık. Sevdiğim ve herkesin okumasını tavsiye ettiğim daha da önemlisi Atatürk'ün ülkemize getirtip, çevirtip ve derslerde okutulmasını istediği bir kitaptan alıntılar paylaşmışsın. Konuya uygun çok güzel alıntılar oldu, sağolasın.
Murat Ç
Gönderi Sahibi
Bölüm 2'yi yayınladım. Bu linkten ulaşabilirsiniz. :)) -->> #39171367
Bu sistem böyle gelmiş böyle gider... Hangimiz bu sisteme dur dediyse ya Çarklar arasında kayboldu gitti.. Ya da gaddarca susturdular... Topluma bu sistemi yaşatanlar, besleyenler , Destekleyenler utansın...’ “SUSMA BİR BAŞKASINA YAPILAN , SANA YAPILMIŞ DEMEKTİR...”