Gönderi

ARTIK İNSANA MI DÖNÜŞSEK
9/10
·74 syf.··
Beğendi
·
2017 81. kitabı
·
9 saatte okudu
·
Okunma: 13 Ağustos 2017 23:26
YouTube kitap kanalımda Kafka'nın hayatı, bütün kitapları ve kronolojik okuma sırası hakkında bilgi edinebilirsiniz: ytbe.one/VC6JxCLzwNI İnsansız hayat aracı. Yeter ki yatakta hiçbir şey yapmadan kalmamak. Her zaman bir şeyleri seçme zorunluluğuna itilmelerimiz. Ayağa kalkabilmek için ellere ve kollara ihtiyacı olmak. Sistemin bize sunduğu somut sınırlardan soyutluklarımızı kullanarak sıyrılamamak. Samsa kelimesinin bir börek çeşidi anlamına gelmesi. Belirsizliğin çekiciliği. İnsanlarla iletişim kurarken yaşanan, asansörlerde zamanın bir türlü geçmemesi gibi oluşan iletişim fobisi. Dünyadaki yaşamış, yaşıyor olan ve yaşayacak her insanın bir tane bile olsa böcek ezmiş olması ve yine bir tane bile olsa böcekten tiksinmiş olmaları. En tatlı sabahlar içsel devinimlerle başlar. Dünyanın o ruhu ezen kaosu ve gürültüsü hepimizin ruhlarını bir böceğe dönüştürür. Aslında her gün metrobüslere, arabalara, mezarlara, mağazalara, oy kullanmaya, okullara ve işimize ruhlarımız böcekleşmiş olarak gideriz. Daima bizleri A noktasından B noktasına götürmeye şartlanmış insansız hayat araçları içerisinde bulunuruz. İnsansız hayat aracı dediğim de aslında ruhun ta kendisi. Ne kadar insanlıktan uzak, o kadar yere yakın. Tin Suresi 4.ayetinde geçtiği gibi "Biz, gerçekten insanı en güzel bir biçimde yarattık." cümlesinden insanların yaratılışının güzelliğine, 5.ayetinde geçtiği gibi de "Sonra onu, aşağıların aşağısına indirdik." cümlesinden dönüşümün ta kendisine ulaşıyoruz! Acaba dıştan o kadar tiksinç görünen böcekler aslında onlarca altın orana sahip, en güzel biçimde yaratılan insanlardan daha mı masumlar yoksa? Gerçekten, biz neye dönüşüyoruz? Bu kocaman beton yığınlarını dünyaya yığan, bütün belaların baş sorumlusu insanoğlu yolculuğuna böyle nereye kadar devam edecek? youtube.com/watch?v=WfGMYda... Peki, son ağaç kesildikten, son nehir zehirlendikten ya da son balık yakalandıktan sonra mı anlayacağız paranın yenmiyor olduğunu? Ya da dönüşmeyen tek şeyin dönüşümün ta kendisi olduğunu? Esas şaşırdığım şey de bizleri doğurmuş olan insanların bizler için demiş olduğu nurtopu gibi lafından sonra kintopu ve paratopu olan insanlara dönüşmüş olmamız. O gözleri açılmamış bebeklik hallerinden sonra gözleri açılan canavarlara dönüşmemiz. Keşke bir böcek olup da bu olmuş, oluyor olan ve olacak olayların hiçbirini görmemek isteyişlerimiz. Kafka'nın Dava kitabındaki K.'nın o bitmeyen merakının sürecinde gittiği yukarıdaki kasvetli sistemdeki insanların aşağıda duran K'ya baktıklarında nefes alamamaları ve ölecekmişçesine hissetmeleri gibi, Samsa'nın etrafındaki insanların -yani biz, hepimiz!- her birisi de olabildiğine rütbeli, olabildiğine ego sahibi, olabildiğine kibirli, olabildiğine iyi arkadaşlıkların ve sevgilerin sahibi, olabildiğine para ve güç sahibi olmayı ister. Beklemediğiniz, tanışmadığınız ve yüzleşmekten korktuğunuz o sistem sizi eninde sonunda odanızda bulur ve sizi bir paranoyağa, böceğe ya da apeirofobik bir insana dönüştürene kadar da hiç durmadan o duyulmayan sesini çığırmaya devam eder. Dönüşüm benim açımdan Kafka'ya ait esrarengiz bir kaçış romanıdır. Kaçış fakat bastığı toprağın üstündeki acılardan farkında -nereye kaçarsan kaç- kaçamayacağın bir kaçış. Öyle ki, dönüşümün nedeninin bile hiç sorgulanmadığı, aynen kabullenildiği bir kaçış. Eski muhabbetlerin samimiliğinden ve aile yaşantısının güzelliğinden, statik ve katı bir duygusuzluk hayatına doğru alınan yoldan kaçış. Otoritenin psikolojik, spiritüel ve ekonomik olarak bizlere biçtiği rolün sömürgesinden 1984vari bir kaçış. Peki, böcek mi toplumdan çıkar yoksa toplum mu böcekten?
DönüşümFranz Kafka · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2022267,6bin okunma
··
2 +1'leme
·
9,9bin Gösterim
14 Yorum
İncelemenizin her cümlesi bir alıntı değerinde. Olur da bir kitabınızı okusaydım en az bu kada etkikenirdim. Çok teşekkürler.
Oğuz Aktürk
Gönderi Sahibi
Ben teşekkür ederim, bu epey eski bir incelemem. Verdiğiniz değer için eksik olmayın. :)
Oğuz Bey öyle güzel bir başlık ki... Evet gerçekten de artık insana mı dönüşsek? Kafka’yı anlaşılmaz bulanları anlıyorum ama aslında hepimizin hayatımızın belirli dönemlerinde yaşadığımız yabancılaşmayı biraz absürt,biraz enteresan ve içimizden seslerle anlattığı bu olaya bazılarının ‘saçma’ diye nitelik vermesine hayli kızıyorum. Anlayamadığını ‘saçma’ bulmak zaten alışılagelmiş bir durum bizim çevremiz için ama ben bundan çok şikayetçiyim. Mesela Hermann Hesse’nin Boncuk Oyunu kitabıyla onu okumaya başlayıp yarım bıraktım çünkü anlamadım dilini ama bu Hesse’yi saçma yapmadı. Benim o seviyeye gelmediğimi yanlış kitap seçimiyle onu okumaya başladığımı gösterdi. Bu durum tarzı durumlar başıma geldiğinden yazmak istedim buraya. Anlayamadıklarımıza hazine gibi bakmalıyız saçmalık diye değil. Lütfen bu konuda hassas olalım... Kafka ve Madak beni çok etkileyen isimlerden onların acılarını yüreğimde hissediyorum sanki her okuduğumda. O yüzden de çok kişi okusun ve acıyı mesajları paylaşsın istiyorum o yüzden çok mutlu oluyorum Kafka için böyle okuma çalışması yapmanıza. Biraz sitem,biraz düşünce, biraz da teşekkür yazısı oldu bu yazı☺️ 1k’a geliş sebebim sizin gönderilerinizi takip edebilmekti. Emekleriniz için sağ olun. Ben üniversite sınavına hazırlanıyorum tekrardan ama elimden geldiğince çok kitap okumaya çalışıyorum. Umarım bir gün sizin gibi bir okur olabilirim. Tekrar teşekkürler 😇 Ha bir de bence böcek toplumdan çıkıyor ,ne yazık ki, aslında toplum böcekten çıksa; hepimiz farklıyız toplum bizi şekillendirirken içimizde bize özel şeyler bıraksa daha da güzel olur. Tabi bu bir genel bakış :) İstediğimin aksine toplum böcekten çıkmıyor...
Oğuz Aktürk
Gönderi Sahibi
Sınavınız için şimdiden başarılar diliyorum. Dediğiniz değerli cümleler için ise çok teşekkür ederim, enerji oldu bana da 🙏🏻
Kaleminize sağlık.Bu kitap hayatımda köşe noktalardan biri.İlk okuduğumda buhranlı bir dönemdeydim.Yaş 17.O zaman halime şükretmeyi öğrendim ve sorgulama sürecim başladı.Kitabı toplamda 3 defa okudum.Her defasında yeni bir farkındalık yarattı hayatımda.Oğuz Bey,hem kitabın özünü anlatan hem de günümüzde bile güncelliğini kaybetmediğini yansıtan bir inceleme yazmışsınız.
Oğuz Aktürk
Gönderi Sahibi
Ben de henüz bu yıl okuma deneyimine erişebildim, geç kalmamamız bence çok iyi olmuş. İleride tekrar okuyup kaçırdığımız noktalara bakarız böylece. Her yaş döneminde ayrı ayrı okunacak bir kitap hem bence. :) Teşekkür ederim Ayça Hanım yorumunuz ve değer verdiğiniz için.
Bu kitap yüzünden yediğim azarı hatırlıyorum da :)) o azar ve incelemen çok yerinde olmuş tuşlara basan parmaklarına beyninde uçuşan kelimelerine sağlık :) yıllar önce okuduğum kitabı birde senin yaptığın inceleme gözüyle yeniden okuyacağım ...
Oğuz Aktürk
Gönderi Sahibi
Çok teşekkürler Ayşegül, umarım daha iyi bir deneyim olur tekrar okumak senin için. :)
Yine merakla beklediğim bir inceleme daha . Ellerine ve düşüncelerine sağlık. En yakın zamanda başka bir kitabin incelemesini bekliyor bulacağım kendimi :))))
Oğuz Aktürk
Gönderi Sahibi
Teşekkür ederim, eksik olma. Yorumlarının değerli olduğunu sen de biliyorsun. :)
Reklam
Çok güzel bir inceleme olmuş. Kitabı okuduktan sonra okuduklarim yazdıklarınızla daha bir anlam kazandı. Emeğinize, kaleminize sağlık .
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.