Gönderi

Lütfen Yardım Edin!
8/10
·136 syf.··
Beğendi
·
2019 4. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 10 Ocak 2019 08:26
·
Bir İdam Mahkumunun Son Günü/Vıctor Hugo Kitabın adı bile konusuna dair detay veriyor aslıda. O yüzden aman konusunu anlatmayayım çabası içerisine girmeden yorum yapmaya çalışacağım. Kitap uzunca bir önsözle başlıyor. Sabırla okumanızı tavsiye ederim. Çünkü dönemin adelet sisteminden ve siyasi hayatından bir çok bilgi içermekte, böylelikle kitabın konusuna daha hakim olacak ve anlamanıza yardımcı olacaktır. Yazar idama mahkum olan bir gencin neler hissedebileceğine dair ne kadar çok duygu varsa kaleme dökmüş, bir nevi mahkumun iç sesi olmuş. Bir insanın ölüme giden yolda neler hissettiğini muazzam ifade etmiş. Bu konuda takdiri hak ediyor. Boşuna klasikleşmiş bir eser değil anlayacağınız. Tüm bunlar bir kenara, sizlerden aklıma takılan işin içinden çıkamadığım konu hakkında yardımınızı rica ediyorum! Dönemin adalet sisteminde idam var, belli başlı suçlar işlenirse cezası ölüm. Dönemin şartları göze alınırsa yazar büyük cesaret örneği sergilemiş ve kendi dünya görüşüne ters olan ölüm cezalarını insani bulmadığı için bir protesto niteliğinde bu kitabı kaleme almış. Kendi görüşlerimi bir kaç kelime ile ifade etmek isterim; savaşın her türlüsüne, yakıp yıkmaya, can almaya, zulme karşı biriyim. İnsanların insanca yaşamaları en büyük arzum. Hal böyle olunca evet idam bir insanın yaşam hakkını elinden almak gibi duruyor. Acıkcası kitabi okurken çok fazla çelişkide kaldım ve bu yüzden yardım talep ediyorum... Bir bebeğin ırzına geçip her türlü işkenceyi yapan bir caninin yaşam hakkı olmalı mı? Genç bir kadın, amacı okuldan evine gitmek olan ve şöför tarafından tecavüze uğrayıp öldürülen bir kadının katili ölümü haketmiyor mu? Sadece canı adam öldürmek istediği için, sırf zevk için adam öldüren güzünü kan bürümüş bir katil ölümü hak etmiyor mu? Tüm bu sorulara cevabınız hayır ise, peki bu saydıklarım sizlerden birinin yakını olsaydı yine böyle mi düşünürdünüz? İnanın ben tüm bu sorulara cevap verdim ve ailelerinin yerine de koydum kendimi fakat bir çözüm bulamadım!!! Sevgiyle ve kitapla kalın...
Bir İdam Mahkûmunun Son GünüVictor Hugo · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2026152,4bin okunma
··
1 +1'leme
·
8,6bin Gösterim
37 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Kitabi bugün bitirdim ben. Aslında benim takıldıgım kısım, sizin yukarda bahsettiğiniz korkunc suçları işleyen kişiler idamı haketmiyor mu yakınlarımıza karsi işlense yine de idama karşı cikar mıydık konusu değil. Bunun kararını vermek cok zor .Bu cezayi hakettiklerini içimizden hep söylüyoruz buraya kadar tamam benim icin asıl düşündürücü kısım şu: idam cezasi uygulanırken bunu izlemekten cok büyük zevk duyan bir toplum var ne kadar büyük ve korkutucu bir nefretle sevinc çığlıkları atiyorlar bu noktada dedim ki peki bu idam kime yaradı şimdi aksine toplumu vahşi ve acımasız bir intikam duygusuyla bir insani ölürken izlemekten zevk duyacak hale getirmiyor mu? Cok fazla değil mi bu yani, bir insanın ölümünden bu kadar zevk duymak insanlıktan cok uzak değil mi? Birilerine hakettigini düşündüğümüz cezayi verirken aslında toplumca merhametimizi kaybetmiyor muyuz? adi bir sucluya neden merhamet edelim ki diyebilirsiniz ama bu vahsi nefret zamanla icimizdeki iyi duyguları da köreltmez mi ya ölümünden zevk duyduğumuz kişi suçsuzsa ya da bir iftiraya uğramışsa bu cok korkunç bir sey olmaz mi?
Nahif Okur
Gönderi Sahibi
Giderek kaddarlaşan bir toplum... Çok haklısınız...
Ölüm bana göre söylediğiniz suçları işleyen kişiler için tamamen bir kurtuluş ve hediye diyebiliriz. O tarz insanlar için verilebilecek en büyük ceza yaptığı vahşetin yanlış, insanlık dışı olduğunu o kişiye tekrar ve tekrar anlayabilene kadar tutulu kalacağı bir oda. Anladığında da(anlayabilirse) yaşayacağı duygy seli bence çekebileceği en büyük ceza zinciri olacaktır.
Bu hususta naçizane düşüncem; tüm sorun, tüm çıkmazlar esas itibari ile bu dünya hayatının heva, heves ve hırslar etrafına örülmüş bir yaşam diyarı olmasından. Olması gereken husus ise Kur'an ve sünnete göre bu yaşam diyarının düzenlenmesiydi. Fakat insanoğlu bunu yapmakta aciz geldi. Kur'an ve Sünnete uygun toplumsal yapı Efendimiz döneminde, halife-i raşidin döneminde, Ömer Bin Abdulaziz döneminde, kısım kısım bizim atalarımız Osmanlıda da görülmüş olup bu bağlamda suç ve suça meyil olabildiğince azalmıştır. Esas olan adil olmak. Eğitimde, sosyal yapıda vb. Bu hususta zekatıyla, sadakasıyla, evliliği kolaylaştırmasıyla, cemaat ile namazıyla, haccı, orucuyla görmüş olacağız ki "insanı yaşat ki toplum yaşasın" düsturunun ortaya çıktığını göreceğiz. Ve bir ayet meali ile bir soru; Zinaya yaklaşmayın? Soru: Zinaya yaklaştıran araçlar sadece şahıs tarafından mı önlenecek yoksa devlet ve şahıs ile ortak bir şekilde mi olacak?
devletin halk adına öç alması bana yanlış geliyor. insani duygu olarak intikam almak bireysel bir durum. bir yakınıma yapılan anlattığınız türdeki suçlardan çok daha azı nedeniyle suçlunun ölmesini dileyebilirim, ancak idam devlet tarafından uygulanan bir ceza olunca iş değişiyor. bildiğiniz gibi idam geri döndürülemeyen bir ceza. uygulandığı anda ceza sona eriyor. yargılama tarihi ise azımsanamayacak kadar çok yanlış kararlarla dolu. yakın tarihimizde bir suç örgütünün düzenlediği kumpaslarla kendileri için tehdit saydıkları pek çok kişiyi zamanın en ağır cezası olan müebbet hapisle yargılayıp cezalandırdıklarına şahit olduk. peki o dönemde idam cezası olsaydıı? pardon diyebileceğiniz kimsenin kalmadığı bir cezadan bahsedilmemeli bile ve tarihe gömülmeli. iki şehrin hikayesini okuduysanız , giyotinin nasıl bir araca dönüştüğünü orada da görürsünüz.
Nahif Okur
Gönderi Sahibi
Çok güzel ifade etmişsiniz teşekkürler 🙏
Basitçe ölüp gitmek suçlu için ceza değil, hediyedir.
Ebedi hayat diye bir şey var mıdır, bilemeyiz.
Reklam
Örnek verdiğiniz suçların birinin kurbanı olarak söylüyorum , asla o kişinin ölmesini istemezdim. Aksine hayatı boyunca bir yerde kapalı tutulsun , hayattan , ailesinden , sevdiği her şeyden uzak kalsın isterdim. Asıl ceza bu dur , ölüm onlara hediye gibi.
Nahif Okur
Gönderi Sahibi
😔😔😔🙏
günümüz sartlari toplumsal yaşayış bicimi ve kulturuyle o donem yasananlar cok farkli o donem suclularin suclari genel anlamda tum toplumu milleti halki etkileyecek hatta bazen toplu sekilde isyana surukleyecek turdendi bu tur baskaldirmalari engellemek adina giyotin caydiriciligi yuksek bir cezaydi yani o donemle bu donemi kiyaslamaniz kafanizin karismasinin sebebi olabilir