56 syf.
·8/10
Gelirleriyle çocuklara kitap hediye edeceğim YouTube kanalımda Küçük Kara Balık kitabını yorumladım:
https://youtu.be/qdtfAc2tZWs

https://i.ibb.co/...8-78f5ffe8bec6-1.jpg Bu fotoğraftaki mutluluktan, gözlerin içinde yansıyan gelecek umudundan, dişlerdeki mutluluk rengini gördükten sonra Küçük Kara Balık kitabını hangi yetersiz kelimeleri kullanarak yorumlayabilirim ki?

"Bugünün çocuğunu yarının büyüğü olarak yetiştirmek hepimizin insanlık görevidir." Mustafa Kemal Atatürk

Küçük Kara Balık, kendi küçük su birikintisinden çıkıp yaşamın sınırlarını tanımak istedi. Aslında bu belki de kendi kimliğinin sınırlarıydı? İnsanın sadece yaşadığı ülkeden ve ona dayatılan fikirlerden ibaret olmadığını ailesine ve bütün toplumuna kanıtlamak istedi. Fakat toplumu onu dışladı. Ülkesi ondan nefret etti. Kitap, 12 Eylül sürecinde Türkiye'de yasaklandı ve İran'da da hâlâ yasaklı kitaplar arasında. Peki neden? Nedenini söyleyeyim :

"İnsanları öteki dünyanın cezalarıyla korkutmazsak, hayatın zorluklarına katlanmaları için yüreklendirmezsek, bu dünyada süngü, yumruk, tepelemekle yıldırmazsak, yarın başımız belada demektir." Sadık Hidayet

İşte nedeni yukarıdaki cümlede yazıyor.

İktidarlar sizin kitap okumanızı ve bilinçlenmenizi istemezler. Çünkü kitap okumak, aklınızda önceden oluşmamış düşünceleri, siyasi ve tinsel devrimleri yeşertebilecek bir başkaldırıdır. Küçük Kara Balık'ın gerçekleşememiş distopyası olan versiyonu, kitapların okunmasının engellendiği bir dünya olan Cesur Yeni Dünya'dır diyebiliriz.

Küçük Kara Balık kitabı eğer herhangi bir çocukta bir iç güneş, gözlerinde bir parıldama, ağzında bir tebessüm, aklında bir soru işareti, aynı kitabın sonundaki diğer balıktaki gibi bir "acaba?" sorusu canlandırabiliyorsa Atatürk'ün dediği gibi yarının yetişkinleri olacak çocuklarımız için de hâlâ bir umut var demektir...

Çünkü, küçük kara balık;
Korkmadı,
Zorluklara katlanmak için boynunu eğmedi,
Yılmadı,
Toplumun ve ebeveynlerinin ne dediğine bakmadı,
Baskılara aldırmadı,
Sonunda ne olacağını bilmediği halde sonuna kadar gitti,
Hiç kimsenin konuşamadığı Ay ile bile konuştu! :

Ay : "Dünya o kadar büyük bir yer ki, her tarafını gezmen mümkün değil."
Küçük Kara Balık : "Olsun! Gidebildiğim yere kadar gitmek istiyorum." (s. 36)

Ey insanlar! Umarım fikirlerinizle, başkasının hayatlarına etki edecek düşüncelerinizle, cesaret edemediğiniz bütün amaçlarınızla ve tinsel devrimlerinizle siz de bir gün gidebildiğiniz yere kadar gitmeyi tercih edersiniz. Unutmayın ki, bütün mucitler, bilim adamları, filozoflar, astronomlar ve öğretmenler de bir gün çocuktular!