Zweig’ın bu kitabını da okuduktan sonra ‘Zweig’ın kitapları kısa, telif hakları kalktığı için her yayınevi basıyor, bu yüzden de kitapları ucuz olduğu için çok okunuyor’ türevi zırvalıklara daha da öfkelendim. Böyle bir saçmalığı ancak bir cahil aklından geçirebilir. 1 liraya satılan, 50 sayfalık onlarca kitabın neden ilgi görmediğini sorup bu konuyu kapatmak isterim.
Kadınlar çoğunlukla anlaşılmadıklarını söylerler. Bundan yakınırlar. Anlaşılmamak gerçekten de çok acı verir. Canımız Orwell’ımız da bunu “Belki de insan sevilmekten çok anlaşılmayı istiyordu” diyerek muhteşem özetlemiş.
Yazarı okuyan bir kadın bir nebze de olsa anlaşıldığı için rahatlayacaktır. Fakat bir erkek ise zannımca rahatsız olacaktır. Her kitabında erkeğin ne kadar düz düşünen, sıradan bir varlık olduğunu daha iyi anlıyorum. Kötüsü bir kadını hiçbir zaman anlayamayacağımızı biliyorum.
Bir kitabı ilk defa bir seferde soluksuz bir şekilde okuyabildim. Kısacık bir öykü. Akıp gidiyor. Size de tavsiyem bölmeden okuyun. 2 saatlik bir ara bulup o arada okuyun. Zweig’ı okumayan bir insan, özellikle de bir kadın keşke neler kaçırdığını bilebilse.