Gönderi

9/10
·80 syf.··
Beğendi
·
2019 6. kitabı
·
Zweig’ın bu kitabını da okuduktan sonra ‘Zweig’ın kitapları kısa, telif hakları kalktığı için her yayınevi basıyor, bu yüzden de kitapları ucuz olduğu için çok okunuyor’ türevi zırvalıklara daha da öfkelendim. Böyle bir saçmalığı ancak bir cahil aklından geçirebilir. 1 liraya satılan, 50 sayfalık onlarca kitabın neden ilgi görmediğini sorup bu konuyu kapatmak isterim. Kadınlar çoğunlukla anlaşılmadıklarını söylerler. Bundan yakınırlar. Anlaşılmamak gerçekten de çok acı verir. Canımız Orwell’ımız da bunu “Belki de insan sevilmekten çok anlaşılmayı istiyordu” diyerek muhteşem özetlemiş. Yazarı okuyan bir kadın bir nebze de olsa anlaşıldığı için rahatlayacaktır. Fakat bir erkek ise zannımca rahatsız olacaktır. Her kitabında erkeğin ne kadar düz düşünen, sıradan bir varlık olduğunu daha iyi anlıyorum. Kötüsü bir kadını hiçbir zaman anlayamayacağımızı biliyorum. Bir kitabı ilk defa bir seferde soluksuz bir şekilde okuyabildim. Kısacık bir öykü. Akıp gidiyor. Size de tavsiyem bölmeden okuyun. 2 saatlik bir ara bulup o arada okuyun. Zweig’ı okumayan bir insan, özellikle de bir kadın keşke neler kaçırdığını bilebilse.
Bir Kadının Yaşamından Yirmi Dört SaatStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024150,9bin okunma
··
136 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Bu kitap başlarda hoşuma gitmişti. Çünkü okuduğum diğer kitaplardan üslup, konu vb.olarak farklıydı. Ama kitabı bitirdiğimde hem adama hem de kadına çok sinirlenmiştim. Ayrıca kadının halini hastalıklı bulmuştum.
Hacı Seydaoğlu
Gönderi Sahibi
Adamın sinirlendirmesi çok doğal. Fakat kadının öyle hissettirmesini anlayamadım. Halbuki bana çok doğal davranıyormuş gibi geldi. Belki bu kadar uzun süre bundan etkilenmesi aşırı bir tutum olabilir.