Aman Bulgakov beyciğim neler yapıyor, neler söylüyorsunuz siz öyle! Ruhum nefessiz, beynim çıkmazlarda.. Karnıma ağrılar girdi. Kadın doğum yaptı, benim vücudum ağrılarla boğuştu, adam kızı için ağladı, ben 'aman ölmesin sakın!' dedim, adam frengiye şurup istedi. 'Ne!?' 'Pardon, anlayamadım.!?' diye cehaletle yüz yüze geldim. İçim acıdı, kalbim sıkıştı, sinirden kendimi yerlere atasım geldi. Kısacası;siz anlattınız, sizle beraber ben de yaşadım. Diliniz pek akıcı, pek mükemmel. Su gibi su..
Ne çok benziyoruz biz bu Rus milletiyle, kadın doğum yapacak ama aileye göre hayvan daha önemli, kadın için onu mu yollarda süründürelim. Hayvanda canı olduğu için mi kıymetli sanki peh! Para var onda para!
Bulgakov'a gelen her hasta da ben çıldırdım, deliye döndüm. 'Ne yapacak şimdi!? ' diye endişelendim. O toy halleri, tecrübesizligi beni de korkuttu, yeri geldi kızdırdı. E iyi de adamcağız napsın cağnım?
Yaşadığı olaylardan mutlaka toplumsal, kültürel bir yan çıkaracak sinirlenecek, korkacak, üzüleceksiniz. Canınız yanacak, kalbiniz sıkışacak, aman üstadım ne ettin sen diyeceksiniz..
Savaşın insanı ne hale getirdiğini, insanı yaşatmak için yemin verenin bile savaşı görünce kötülükleri görünce ne hale geldiğini de göreceksiniz, hem üzülecek hem 'ohh olmuş' deyip sizde canileşeceksiniz.
Derin bir nefes alın ve hemen kitaba başlayın! Çünkü soluksuz olacak!
Dipnot: Cahilliğe ve savaşa bir kez daha bela okyacaksınız! Genç Bir Doktorun AnılarıMihail Bulgakov