Kaan

@sfumato
10/10
·628 syf.··
Beğendi
·
2019 44. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 14 Şubat 2019 19:42
"Şu planı bir bitirsem.." İncelemeye kitapta Oblomov'dan en çok duyduğumuz sözle başlamak istedim. Oblomov'un dilinden düşürmediği bu sözü, kendisini dışarı çıkarmaya gelenlere söylediği bir bahane gibi dursa aslında daha derin bir anlamı var. Bu anlamı anlatmak istiyorum. Oblomov soylu bir Rus ailesinin çocuğu olarak pohpohlanarak ve kendi başına bir iş yapmasına müsaade edilmeden büyütülmüş. Meyve suyu içecek olsa bir uşak koşup ona meyve suyunu getirir, karnı acıksa hiç yerinden kıpırdamasına müsaade edilmeden bir başka uşak koşup, onun önüne kusursuz bir sofra kurar... Oblomovka çiftliğinde de hayat sanki havada asılı kalmış gibidir. İçerden bir şey almaya giderken kumandaya basar ve filmi durdurursunuz: Başroldeki kadın ve erkek bahar mevsiminin güzel bir gününde bir parkta bankta oturmuş birbirlerinin gözlerinin içine tüm sevecenlikleriyle bakıyor ve üstlerinden iki serçe uçuyor... İşte Oblomovka, böyle bir anda, kumandayla durdurulmuş bir film sahnesi gibidir. Bu şartlar altında büyümesine rağmen gençlik yıllarında hayat hakkında planlar yapan, arkadaşı Ştoltz ile Avrupa'ya seyahat hayalleri kuran Oblomov, okullarda gördüğü eğitimin hayatındaki işlevini bulamaz; okulda kurduğu hayalleri ertelemeye başlar, okulda kurduğu planların önüne başka planların koyulduğunu görür. Bizde de öyle değil midir: "Oğlum önce sağlam bir işe gir, sonra hayalini gerçekleştirmeye bak, sonra o planlarını yap." denir, hayallerinize ve planlarınıza bir değer verilmeden veya doğru düzgün dinlenmeden. Oblomov erteleye erteleye planlarını ve hayallerini; hayalleri bir masal olarak yer eder zihninde ve unutur onları ta ki Ştoltz hatirlatana kadar. Kendisini uyandırmaya (mecazi ve gerçek manada) çalışan Ştoltz'u görünce ve onla konuşunca okul yıllarındaki planları gözünde canlanıverir, küçük bir an için olsa bile: "Şu planı bir bitirsem.." der. Tabiki bunu çoğu zaman bahane olarak sunar. Ancak Oblomov'un içinde derinlere attığı hayata tutunma ve çalışma azmi küçücük anlarda canlanır. Şiddetli rüzgarda yakılmaya çalışılan mum gibi, sürekli korunması, yeniden yeniden yakılması gerekmektedir Oblomov'un... Rüzgarın ufak bir delikten geçip Oblomov'a ulaşmasıyla, Oblomov'un hayata tutunma ışığı hemencecik söner ve eski, yıpranmış hirkasina ve tembel uşağı Zahar'in yanına geri döner: "Zahar! Zahar!" Şu planı bitirse aslında her şeye yeniden başlayacaktır ancak o planı hiçbir zaman bitiremez, bir süre sonra bitirmek de istemez. Aşk gibi güçlü bir duygu bile planını bitirmesini sağlayamaz. Etrafında koşuşan uşaklara o kadar alışmıştır ki kendi başına bir iş yapamaz, yapabilecek zeka ve kapasitesi olmasına rağmen. Okuduğum en samimi, sıcakkanlı karakterlerden birisi oldu Oblomov. Onun tepkilerini okurken Oblomov'u gözümün önünde canlandırdım: Kah yıpranmış hirkasiyla, kah parkta Olga'nin ağzından çıkacak sözleri pür dikkat ve narin şekilde dinlemesiyle, çok sevdiği dostu Ştoltz yıllar sonra onu ziyarete geldiğinde dostuna duyduğu sevginin gözlerindeki ışımasıyla ... Oblomov karakteri kanlı canlı satirlardan fırlayıp karşımda bitiveriyordu sanki. Yazar, kitapta bir devrin kapandığını ve yeni bir devrin eşiğinde olunduğunu iki zıt karakter üzerinden (Oblomov ve Ştoltz) çok iyi anlatmış. İyi kötü bir işe girip kendini sağlama alma veya zenginliğin varsa bunu biriktirme ve riske atmama, asırlardır sürdürülen tembellik ve atalet duygusu ile dingin bir yaşam sürme ile hayatı iş ve ödev olarak görme, hayaline ulaşma için çalışma, bir planı başarıp hemen başka bir plan yapıp onu başarmak için kolları sivayan, parayı biriktirmek değil onu sermaye edinerek riske atabilmek seklindeki hareketli bir yaşamın çatışması ve birbirine olan zıtlığı çok iyi resmedilmiş. İkinci hayat şekli birinci hayat şeklini kurtarmaya çalışsa bile ikinci hayat şeklinin miadının dolması nedeniyle bunun başarılamayacağı gösterilmiş. "Sanki bir güç onu hayat meydanına atılmaktan, iradesini ve zekâsını alabildiğine açılıp harcanmaktan alıkoyuyordu. Sanki gizli bir düşman daha yola çıkarken onu ağır eliyle yakalamış, insanlığın doğru yolundan uzaklara fırlatmıştı..."
Edebiyat
Oblomovİvan Gonçarov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202149,9bin okunma
··
311 Gösterim
4 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Ben kitapta şunu farkettim senin yazdıklarının dışında. Çağımızın hastalığı konfor alanı. Oblomov konfor alanından çıkamadı. Buna cesaret edemedi. Mutlu olacağını düşündü ama yapamadı. Bu karakteri ben de gerçekten çok sevdim. Eline sağlık ☘️
Kaan
Gönderi Sahibi
Evet, Oblomov gibi birinin zaten o alandan çıkması çok zordu. Teşekkür ederim. :)
Çok iyi bir kitaptır kendileri. İnsana okumayı sevdirir. Yorumunuzu da gayet açıklayıcı ve güzel buldum. İyi okumalar.
Kaan
Gönderi Sahibi
Teşekkür ederim
Sadece birkaç gün daha dayanmam gerek. Sonrasında sipariş edebileceğim :) İnceleme için de teşekkür ediyorum.
Kaan
Gönderi Sahibi
Rica ederim ☺
En sevdiklerimden❤️
Kaan
Gönderi Sahibi
Benim de artık öyle 😊