Babalar ve Oğullar
8/10
·259 syf.··
Beğendi
·
2019 2. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 02 Şubat 2019 13:47
Turgenyev’in Rus ve Dünya klasiklerinden biri olan bu kitaba başlarken çekinmiştim. Bu çekinmeye neden olan başlıca sebepler ise; kitabın yazılış perspektifini yani yazarın yazma amacına ve o dönemin sosyokültürel ortamına yeterince haiz olmamam. Aslında birçok Rus klasiğini bitirmişimdir, o dönemi okurken kafamda betimleyebiliyordum ama klasiklere ara vereli bir hayli zaman oldu. Bununla birlikte, kitabı ön plana çıkmasını sağlayan, kitabın arka kapağındaki sunuma yer veriyorum, “Rus toplumsal hayatını anlatırken aristokrat ve aydınları acımasızca alaya alır.” hiciv ve karakterlerin düşünce yapılarına biraz uzak olmamdır. Peki, bunca çekinceye rağmen kitaba başlayınca ne oldu? Okurken nasıldı? Bitirince neler hissettim? Dilimiz döndüğünce anlatalım bakalım. Kitaba herhangi bir eleştiri getirmek haddim değil ki eleştiriye de lüzum yok çünkü kitap edebiyatın bize sunduğu “kelime sihirlerinden” o kadar güzel faydalanmış ki okurken bir an olsun sıkıntı ve bıkkınlık duymadım. Olay örgüsü, akışı, çevirmenlere de buradan sevgilerimi ve saygılarımı iletirim, kelimelerin sade ve duruluğu kitaba; okuma hazzını çok üst boyutlara ulaştırmıştı. Bazarov ‘un salt kimliğinden çıkıp aşkın deryalarının dalgalarında boğuşurken yaşadıkları, düşünce yapısını ve onu Bazarov yapan özgüvenini ve cevvalliğini sarsmıştı. Bu aslında benim için kitaptan aldığım, alabildiğim, en önemli unsurdu; aşkın gücüne kâdir olunmazdı. Evet, Bazarov gibi keskin ve sert bir kişiliği bunalıma iten, insanları hissiyatlarına değer vermeyip alaya alan Bazarov ‘u bile ölüm döşeğinde ona muhtaç hissettiren tarifi yapılamaz hissin tezahürlerini bize güzelce aksettirmesiydi. Bunun dışında Bazarov ’un yakın arkadaşı ve ona hayranlık besleyen genç Arkadiy’in kişisel gelişiminden bahsetmezsek olmaz. Kitabın büyük bir bölümünde, her gençte olduğu gibi etrafındaki akla yatkın, bir temele dayanan üçten daha fazla cümleyi ardı ardına sıralayabilen, normal bir insandan daha fazla bilgiye sahip olan birisinin rüzgarına kaptırmıştı kendini. Gençliğin verdiği heyecanın ve enerjinin neden olduğu bir şeyler yapabilme arzusu ile yanıp tutuşuyordu. Bu arzuyu fiiliyata dönüştürmek için Bazarov’u kendine hoca bellemişti ki bu da gayet tabiiydi çünkü ondan etkilenmemek pek de mümkün değildi, iyi veya kötü anlamda. Bazarov ile peşinden koşuşturduğu Nihilizmden ne oldu da vazgeçti? O da öğretmeni gibi aşktan nasibini aldı. Önce Bazarov ile aynı kişiye aynı hissiyatı paylaştılar. İkisi de bunu açıkça dışa vurmasa da bakışları, hal, jest, mimik bir düşüncenin sözcükler dışındaki bütün dışavurumlarından birbirlerini anlamışlardı ve rüzgârın bir yaprağı savurduğu gibi birbirlerinden hâlâ açıklamamış olmalarına rağmen kuru bir elveda ile vedalaşmışlardı. Arkadiy bu vedalaşma sürecinin son dönemlerinde bir bunalım ve içe kapanıklık içerisindeydi. Ve 23 yaşına basmanın vermiş olduğu olgunlukla bir karara varmış, Anna Sergeyevna’nın sadece çekiciliğinden etkilenmişti sağduyu ile hareket ederek uzun zamandır yakın bir ilişkide bulunduğu Anna’nın kardeşi Katya ile evlenmeye karar vermişti. Bu karar onu, şu ana kadar hayatını idame ettirdiği nihilist öğretilerinden vazgeçtiğinin kanıtıydı yani Arkadiy de her genç gibi gençlik ateşiyle dünyayı değiştirebileceğini düşündüğü dala tutudu lakin yaşamın bize sunduğu koşullar ile bambaşka bir yola saptı.
Edebiyat
Babalar ve OğullarIvan Turgenyev · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202555,8bin okunma
·
27 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.