Ruh Adam'ı tek bir cümleyle anlatacak olsam "rüya gibi bir kitap"diyebilirim.
Okurken yerimde duramadığım, zaman zaman bir noktaya odaklanıp düşüncelere daldığım mükemmel bir kitaptı.
Kitapta, ana kahramanımız olan Selim Pusat' ın askerden atılmasını bunun sonucunda kendisine sert bir duvar örerek diğer insanlardan uzaklaşıp yalnız kalmasıyla devam ederken, kendisinden 25 yaş küçük bir kıza aşık olarak bu aşk için hem kendisiyle hemde çevresindeki varlıklarla çatışmasını anlatılıyor.
Genel olarak karşımıza yasak aşk ve aşık olan Selim Pusat' ın ruh hali karşımıza çıkıyor.
Kitapta suçlu olarak Selim Pusat yargılanıyor fakat bir suçlu bulunması gerekiyorsa en az Selim kadar suçlu bir kişi var o da Güntülü.
Kitapta direkt olarak bir konu okuyucuya dikte edilmiyor. Bir insan olarak dünyaya geldiğimiz andan itibaren sürekli bir sorgulama içindeyiz bu yüzden Selim'in Tanrı'ya sorular yöneltmesi, her şeyi olduğu gibi kader adı altında kabul ederek boyun eğmemesi, olayları ve neticeleri sorgulaması çok dikkatimi çekti.
Kurulan bazı cümleler, Mutlak Seveceksin şiiri olağanüstü bir güzellikte. Böyle eserlerin ve bu eserlerin sahibi olan Atsız'ın hakettiği değeri görmemesi çok üzücü.
Kullanılan kelimeler, akıcı üslup, merakla beklenen diğer bölümler kitaba olan bağlılığı arttırarak okumayı zevkle sürdürmeme yardımcı oldu.
Kitapta bulunan varlıklar, çeşitli özellikleri bulunan insanlar ve tarihi kişiler kitabın bir rüya gibi akmasına katkıda bulunarak insanı şaşırtıyor.
Kitabı baştan sona kadar okuduğum zaman içersinde tek bir ruh hali içinde bulunmadım. Kutap, gerek konusu gerek şahıslarla sürekli olarak okuyucuyu şaşırtan, kafasını karıştıran adeta uykudan uyanmış ve etrafını tanımakta zorlanan insan şaşkınlığını veriyor.
Herkese iyi okumalar dilerim. Ruh AdamHüseyin Nihâl Atsız