·504 syf.··Beğendi
···Okunma: 20 Mart 2019 15:05 11.03.2019 Patates ithalinde gümrük vergisi sıfırlandı!
04.01.2018 Saklı Seçilmişler Satışa çıktı!
İnceleme yazısına güncelden başlayalım değil mi?
Birde baştan meramımızı dile getirelim ki meseleyi uzatınca okumayan arkadaşlar da öğrensin.
Geçenlerde Patates ithaline gümrük vergisi sıfırlandı. Üretebildiği birçok şeyi ithal etmeye başlayan Türk Halkı “parası olduğu için ithal ediyor” sözünü yerde bırakmayacak şekilde herhangi bir tepki vermedi. Verebilenlerde cılız kaldı.
Samanı, pirinci, buğdayı, soğanı, eti vs. ithal etmeye başlamıştık patatesin farkı ne kardeşim?
Efendim şu; gümrük vergisinin sıfırlanmasından önce, yurdumuzda en çok patates ekimi yapılan illerde hatırı sayılır büyüklükteki bir alanda hastalık olduğu gerekçesiyle patates ekimi yasaklandı.
Sonrasında ise sayın tarım bakanımızın yabancı bir patates firmasında danışmalık gibi çeşitli düzeylerde görev yaptığı öğrenildi.
Tabi bu duyulunca infial yarattı, çiftçiler traktörleriyle Ankara ‘ya doğru yola çıktı. Vatandaş sokaklarda eyleme başladı. Cumhurbaşkanı tarım bakanını hemen görevden aldı. Hakkında soruşturma açıldı. Tarım bakanı acil bir basın toplantısı düzenleyerek; “olayların buraya geleceğini düşünmediğini, çok pişman olduğunu ve Türk milletinden özür dilediğini açıklayarak görevden alınmadığını istifasını sayın Cumhur reisine bizzat ilettiğini” söyledi……..
Yani böyle olabilirdi de paralel bir evrende.
Bizim evrende ne oldu peki;
Halk ağzıyla: Heç te bir .ok olmadı.
Gereksiz açıklamalar internette var merak ederseniz Google sorun söylesin.
Kitabı geçen sene aldığımda bir iştahla başlamıştım okumaya lakin okuyanlar bilir her iki anlamda da iştah falan bırakmadı. Okudukça;
- Atatürk’ten sonra yalan olan ülkeye ve emeklerine mi?
- Her geçen gün güle oynaya zehirlenmemize mi?
- Kitabın sonuna doğru vejetaryen olsak ta kurtarmıyor fikrine mi?
- Cehaletin ülkede neden baş tacı yapıldığına mı?
- Bu kitaptakilerin yalanlanmadığına, kitabın hala toplatılmadığına mı? (demek ki yalın gerçek veya umurda değil)
- Çoğunluğun aile büyüklerinin Amerika’dan gelen süttozu ve Vita yağ hikâyelerini anlattığında, dönüp sizin de onlara kitaptan olayın aslını anlatınca yüzlerindeki ifadeye mi?
- “Zeytinyağlı yiyemem aman” meselesindeki acıya mı?
Yanayım, üzüleyim bilemedim.
Kitap bölüm bölüm, tohumdan bitkiye, hayvansal ürünlere (süt, et), hayvan yemlerine, gübreye ve zirai ilaçlara kadar ne varsa işliyor. Tabi bunu zamanın hükümetleri, bakanları ve pek tabi politikaları üzerinden zamansal anlamda paralel olarak diğer ülkelerde ki aynı meselelere de değinerek bir bir anlatıyor. Mevzu kitabın son bölümüne kadar tarımsal bir meseleye bağlanacak gibi olsa da, çok farklı bir yere bağlanıyor ve size şunu söylüyor işte; “Big Picture !”
Evet büyük resmi gördüğümüzde hadi canım sende dememiz için toprağı altından başladığımız yolculuğa, dünyanın tepe noktasında son verip dönüp geldiğimiz yolu izliyoruz. Basamaklara bakınca anlıyoruz ki bu işte gerçekten bir hinoğlu var. Ne olduğunu anlatacak değilim ama Soner Yalçın’ın diğer kitaplarını okuyanlar için bu “Efendiler” pekte yabancı değil.
Benim kitaptan alıntılar paylaşırken belirttiğim bir önemli nokta var. Konuyla direk alakası yok gibi ama çok alakalı. Kitapta Atatürk’ün ve arkadaşlarının insanüstü mücadelesini okudukça gözleriniz doluyor. Niye doluyor çünkü hâlihazırda bu emeklerin karşılığını yiyoruz hâlâ.
Ve ben naçizane şunu iddia ediyorum Atatürk’ü sadece memleketin tarımı için yaptıklarını bir film ya da mini dizi haline getirilse bile yapılmış onca başarısız filmden ve okunmayan kitaptan daha fazla etki yaratır halkın üstünde. Tabi şimdi bu devirde buna izin verilir mi deyip ince bir tebessüm edenler olacaktır. Valla ben en azından isteğimi belli ettim ola ki ben ilerde bu imkânlara kavuşurum sözüm olsun bu satırları okuyanlara çekerim. Yoksa da Paralel bir evrende çekildiği hayal etmek bile güzel.
Kitap mide bulandırıyor diye yarıda bırakanlar var benim etrafımda da. Sakın!
Mesele zaten miğdenizin bulanması ama sadece o değil sonu çok önemli. Hem sizden çok çocuklarınız, torunlarınız yani geleceğimiz için. Sadece okumayın yani korsan dahi olsa alıp sevdiklerinize hediye edin onlarda okusun.
Sabrınıza teşekkürler. İlber Ortaylı Seyahatnamesi'nin incelemesinde görüşmek üzere.
İyi okumalar, aydın yarınlar herkese.