264 syf.
·23 günde·Puan vermedi
Frans de Waal bu kitabında en yakın akrabalarımız olan bonobo ve şempanzelerden yola çıkarak insan doğasının ve bizi biz yapan eğilimlerin değerlendirmesini yapıyor. En yakın akrabalarımız arasında kendimizi arıyoruz.

İktidar içgüdüsü, şiddet eğilimi, saldırganlık, yabancı düşmanlığı, cinsellik, cinsel yönelim, tek eşlilik, eşitlik, ahlak, empati, hakkaniyet, mahremiyet, uzlaşma, barış, iyilik ve benzeri pek çok konunun üzerinde duran de Waal, yaptığı değerlendirmeleri meslek hayatı boyunca karşılaştığı örnekler ve gözlemler de destekliyor.

Evrim kitapları genellikle tür içi ve türler arası rekabeti ön plana çıkarıp ortama ve koşullara uyum sağlayamayan canlıların elendiği güce dayalı bir evrim modeli ortaya koyarlar. Ama evrimi bu şekilde aktarmak insanlarda yanlış bir algının oluşmasına ve "Doğal seçilim acımasız, zalim bir eleme süreci olduğuna göre, acımasız, zalim mahluklar üretmiş olmalı" inancına saplanmalarına neden olur. Bu yüzden saldırganlık, şiddet, yabancı düşmanlığı gibi özelliklerin evrimsel süreçte ortaya çıkmış zalim özelliklerimiz olduğunu; iyilik, eşitlik, empati, ahlak gibi kavramların ise sadece kendi oluşturduğumuz medeniyetlerin bir cilası olduğunu düşünürüz.

De Waal bunun böyle olmadığını, genelde insanların addettiğimiz ahlak, empati, iyilik, eşitlik, adalet gibi özelliklerin de evrimsel süreçte oluşan ve doğada bulunan özellikler olduğunu ve iki yüzü de farklı yönlere bakan bir Janus kafası gibi dünyada yer aldığımızı savunuyor. Ne yaradılışın kralı ne de gerçek zalimleriz.

İçimizdeki Maymun insan doğasını ve bizi biz yapan değerleri sorguluyor.