Astroloji örneğinin gözler önüne serdiği şey hataların, yalanların, fantezilerin ve kurmacaların da bilgi olduğudur. Naif bakış açısının iddia ettiğinin aksine, bilginin gerçeklikle varoluşsal bir bağı yoktur; dahası tarihteki rolü de önceden var olan hakikati temsil etmek değildir. Bilginin tüm bunların yerine yaptığı şey, iki sevgili veya imparatorluk gibi birbirinden farklı şeyleri bir araya getirerek yeni gerçekler yaratmaktır. Tanımlayıcı özelliği temsilden ziyade birleştirmedir; bilgi, farklı noktaları bir ağa bağlayan herhangi bir şeydir. Bize illa herhangi bir şey hakkında malumat vermek zorunda değildir. Bunun yerine, şeyleri bir düzene sokar. Yıldız falları sevgilileri astrolojik düzene dahil eder, propaganda kanalları seçmenleri politik düzenlere istifler ve marşlar askerleri askeri düzene sokar.
Mesele şu ki hakikatin en doğru temsili bile onu asla her şeyiyle eksiksiz olarak anlatamaz. Her temsilde hakikatin mutlaka gözden kaçırılan veya çarpıtılan bazı yönleri olacaktır. O halde gerçeklik hakikatin birebir temsili değildir. Aksine gerçeklik, dikkatimizi hakikatin bazı yönlerine çekerken, diğer yönlerini ister istemez görmezden gelir. Hiçbir gerçeklik anlatısı yüzde yüz doğru değildir ama yine de bazıları diğerlerinden daha doğrudur.
Geçmişteki tüm insan icatları insanlığı desteklemişti, çünkü tüm bu yeni icatlar ne kadar etkili olurlarsa olsun, nasıl kullanacağımızın kararı daima bizim elimizdeydi. Kılıçlar ve bombalar kimi öldüreceğine kendileri karar veremezler. Onlar, bilgileri analiz edemeyecek ve bağımsız kararlar alamayacak kadar zekâdan yoksun aletlerdi. Buna karşılık yapay zekâ bilgiyi kendi kendine işleyebilir, dolayısıyla insanların yerine karar alabilir. Yapay zekâ yeni bir alet değil, etkili bir oyuncudur.
Yirmi birinci yüzyılda eğer yeni bir totaliter ağ dünyayı fethetmeyi başarırsa, muhtemelen bu ağ bir insan diktatör tarafından değil insandışı bir zekâ tarafından yönetilecek.
Bugünün insanının elinde Taş Devri insanına kıyasla çok daha fazla bilgi ve güç olduğunu kimse reddedemez ama yine de kendimizi ve evrendeki rolümüzün ne olduğunu onlardan daha iyi anladığımızdan emin değilim.