Giyim kuşam tarihin her döneminde toplumsal grupların kendisini tanımlamada kullandığı bir dil olmuştur.
Örneğin 17. yüzyılın abartılı erkek modasının bir parçası olan peruka soylu görünmek isteyen yargıç, subay, rahip, tüccar gibi farklı meslek mensuplarının giyim kuşamının önemli bir unsurudur. Orta Asya şamanizminde ise şamanın kendisini diğerlerinden ayıran, hayvan uzuvlarının, tüylerinin bulunduğu ve törenle giyilen bir cübbesi vardır. Ya da savaş sonrası Batı Almanyası'nda bir çift naylon çoraba sahip olan birisinin kendisini bağımsız ve modern genç bir kadın olarak tanımlamasını bunların yanında daha farklı bir örnek olarak verebiliriz.
Sosyolog Tezcan'ın da ifade ettiği gibi böylesine bir anlam yüklenen giyim-kuşamın kişinin toplumsal, siyasal, ekonomik ya da mesleksel statünün bir simgesi olduğu görülmektedir.
Giyim kuşam, dinsel, etnik ve kültürel grupların olduğu ka- dar tabii ki altkültürel yapıların içerisinde de grupsal aidiyeti, kimlik duygusunu güçlendiren, kimlikleri tanımlayan önemli bir unsur olmuştur. Yukarıdaki bölümlerde de çeşitli örneklerle gösterildiği üzere giyim kuşam, konu edindiğimiz marjinal gruplarda var olan ortak duyguların bir kimliksel ifade biçimi olarak karşımızdadır. Ancak 1950'lerden bu yana dönem içeri sinde giyim kuşam farklılıkları görülse de marjinal bir duruş içerisinde bulunan rock and roll kültürü eksenli altkültürel gençlik topluluklarında giyim kuşamın anlamı "statü simgesi" olmanın biraz dışında durmaktadır. John Storey giyim kuşam ve kimlik ilişkisinin bu yönünü gençlerin yetişkinlerle aralarına bir mesafe koymayı amaçlamalarıyla ilgili olduğunu belirttikten sonra gençlere göre bunun sosyal uyuşmazlığın ve asiliğin bir göstergesi olduğunu eklemektedir.