Gönderi

8/10
·150 syf.··
2019 6. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 09 Nisan 2019 16:59
Cengiz Aytmatov’dan okuduğum dördüncü kitap “Sultanmurat” oldu. Artık Cengiz Aytmatov’un yazım tarzına ve hikayelerine oldukça aşina oldum. Bir yerden sonra hikayelerin ilerleyebileceği yol hakkında kafamda fikirler oluşmaya başlıyor. Ayrıca pastoral metinleri okumayı severim, ama bu tarz sevebileceğim hikayeleri her zaman bulamayabiliyorum. Dolayısıyla Aytmatov’un kitaplarını okurken o kırsal temayı hissetmek de hoşuma gidiyor. Aytmatov’un eserlerini bu yönünü hesaba katarsak da ayrıyeten seviyorum. Henüz okuduğum dördüncü Aytmatov kitabı, ama sanki tasvir edilen hikayelerin geçtikleri mekanları gezmiş görmüş gibi hisseder oldum. Hikayemiz soğuk, karlar altında bir köyün ilkokulunda, öğretmenin çocuklara sıcak/tropik ülkeleri anlatması ile başlıyor. Bir çocuğun, hikayeye de adını veren ve yaşam şartlarından bunalmış Sultanmurat’ın, öğretmenin anlattığı ülkeleri düşlemesini okuyoruz. İnsanın içini acıtan detaylar var bu sayfalarda. Bir çocuğun içinde yeşerttiği hayalleri, ona dert olan şeyleri, özlem çektiklerini çok güzel yansıtmış Aytmatov. Bir yanda savaş şartları diğer yanda ailesi, içinde tuttuğu ve ilk aşk dediğimiz sevgisi... Öyle emek isteyen yaşam şartları var ve öyle bir dönem yaşanıyor ki bir günlüğüne şehre gidip gezmenin bir çocuk için nasıl da farklı nasıl da özel olduğunu görüyoruz. Bu sayfalarda baba/babalık ile ilgili çok sıcak detaylar var. Karakterin babasına duyduğu özlemi ta içimde hissettim. Savaş şartları hakim ve savaş; kadın, çocuk, yaşlı dinlemiyor. Evet, cepheye savaşabilecek durumdaki erkekler gidiyor ama savaş herkesi etkiliyor. Geride kalanlar özlem ve sevdiklerini kaybetme korkusu içindeyken bir yandan da hayatlarını idame ettirebilmek için çaba sarf ediyorlar. Bu şartlar altında da bazıları diğerlerine göre daha büyük fedakarlıklar göstermek durumunda kalabiliyor. Sultanmurat ve dört arkadaşı da diğer çocuklardan daha büyük bir sorumluluğun altına giriyor. Yüreklerindeki çocuk hayalleri ve isteklerine rağmen yetişkinlerin görevlerini sırtlayan, bu uğurda okullarını bırakmak zorunda kalan çocukları okumak içimi acıttı. Aynı zamanda yorulmak nedir bilmeden uğraşmalarını, azimlerini de takdir ettim. Şimdiki çocuklar ile o dönemde yaşayan çocukları kıyasladım ister istemez. Kitap sanki bir çocuk kitabıymış gibi başlıyor. Hatta başlarda bu yüzden biraz hayal kırıklığına da uğramıştım. Fakat sonrasında hikaye fark ettirmeden acı yanlarını hissettirmeye başladı. Aytmatov direkt yüzümüze çarpmadan usul usul anlatmış hikayesini. Kitabın sonu hakkında da söyleyebileceğim şeyler var elbet. Ama uyarı koymak suretiyle de olsa süpriz kaçıran bir şey yazmak istemedim. İncelemem genele hitap etsin düşüncesindeyim. Fakat kitabın sonunun beni tatmin etmediğini söyleyebilirim. Aytmatov okumalarım devam edecek. “Toprak Ana” kitabı elimde mevcut. Dolayısıyla bir sonraki Aytmatov okumam o kitap olacaktır. Herkese iyi okumalar dilerim.
Edebiyat
SultanmuratCengiz Aytmatov · Ötüken Kitapları · 20176,4bin okunma
·
42 Gösterim
Yorumlar
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.