Puan vermedi·160 syf.··Beğendi
···Okunma: 01 Mayıs 2019 23:50 · Canım Aliye, Ruhum Filiz... Ne incelikli bir kitap ismi olmuş. Kitap diyorum ama Sabahattin Ali'nin eşi ve kızına yazdığı mektuplardan oluşan bir eser.
Sabahattin ile Aliye'nin nişanlandığı dönemden başlayıp, Ali'nin öldürülmeden bir kaç hafta öncesine kadar olan mektupları; kızı Filiz, Sevengül Sönmez'e veriyor ve böyle bir eser meydana çıkıyor.
Kitapta Sabahattin Ali'nin orijinal mektuplarının fotoğraflarına da yer verilmiş.
İlk nişanlılık dönemlerine ait mektuplar kavuşma, aşk, özlem nidaları ile dolup taşıyor. Evlilik sonrası ise hep geçim derdi, kızlarının hastalık kaygısı ve yine özlem içeriyor. Ayrıca Sabahattin Ali mektuplarında askerliği ve mahkumiyeti; çıkardığı gazetenin yasaklanması ve verdiği mücadele ile ilgili bazı detaylara da yer vermiş.
Aslına bakarsanız yazar ve şairlerden; aşk, sevgi, özlem, hasret okumak doğal olduğu için mi bilmiyorum, ilk mektupları gayet rahat okudum. Ama iş ne zaman evlilik sonrası mektupları okumaya geldi; ben rahatsız oldum. Yani sanki onların özel hayatlarına burnumu sokmuşum gibi hissettim. Yani nasıl anlatsam yazarlar aşk ve özlemlerini satırlara döküyorlar daima. Hatta bazen kime hangi şiiri yazmış biliyoruz. Ama ev yaşantılarını, dört duvar arasında olan aile hayatlarını, sırlarını elbette yazmıyorlar. Tam da bu noktada o sırlar ortaya dökülmüş oldu. İşte bu nokta beni rahatsız etti.
Yoksa özellikle üstatların sevdiceklerine yazdıkları mektupları okumaya bayılırım. Mesela Halil Cibran ve Kafka gibi.
Her şeye rağmen Sabahattin Ali'nin gerçek benliğinin yattığı mektuplarla, onu daha iyi tanıma imkanım olduğunu düşünüyorum. Siz de mektup tarzı okumayı veya üstadı daha iyi tanımayı istiyorsanız, eser tavsiyemdir efendim. Okuyunuz