222 syf.
·Beğendi
Spoiler#

Ezilen, sefalet çeken, hergün açlık, horlanma ve aşağılanma ile karşı karşıya kalan insanlara hayat ne kadar anlamlı görünebilirse 20 yy. başlarında Londra'nın doğusunda yaşayan insanlar için de hayat o kadar anlamlıydı.

Hayattan tek beklentileri tok bir karın ve başlarını sokabilecekleri bir yerdi ama geceleri banklarda ya da köprü altlarında yatmaları bile otorite sahiplerince yasaklanmıştı. Yağmurdan korunmak için geceyi bir köprü altında geçirmek isteyen bir adamla polis arasında geçen diyalog okurken insanın kanını donduracak cinstendi. #45941764


Jack London bu kitabında, 1902 yılında kılık değiştirerek gittiği Londra'nın doğu yakasındaki sefaleti bir araştırmacı edasıyla bizzat yaşayarak kaleme almış. Şehrin batı yakasındaki insanlar zengin ve rahat bir yaşam sürerken doğu yakasındaki insanların yaşadığı sefil hayat okurken bizi rahatsız etse de dönemin insanlarının çektiği dramı gözler önüne sermesi sebebiyle değerli bir eserdir.

Bugünün hayat kalitesi yüksek İngiltere'sinde fakirlik bir sorun olmaktan çıkmışsa da bir zamanlar onlarında bu tarz sorunlarla boğuştuğunu okumak benim açımdan hem ilginç hem de farklı bir deneyimdi.

Son olarak Jack London Okuma etkinliği sebebiyle okuduğum bu eser ile beni buluşturan NietzschEmin ve Aslı Z. A.'ya buradan teşekkürlerimi iletiyorum.

Keyifli okumalar. :)