·303 syf.····Okunma: 02 Mart 2019 19:35 Veba'yı okuyalı dört ay oldu, yarım bıraktığım incelemeyi henüz tamamlayabiliyorum. Akıllardaki tazeliğini biraz olsun yitirdi, hisler eksik kalabilir.
Veba salgını karşısında aciz kalan Oran halkı ve mücadeleyi elden bırakmayan Dr. Rieux...
Camus insanın varoluşuna yine farklı bir pencereden bakıyor.
Kitabı araştırdığımda Camus'un, vebanın Oran şehrini karantina altına almasını, Fransa'nın Cezayir'i sömürü altına almasından yola çıkarak yazdığını öğrendim. İşte edebiyatın muazzam bir metaforu daha!
Kitabın söylenildigi gibi ağır-yorucu bir dili yok. Aksine dramatik bir konu sürükleyici bir dille kaleme alınıyor.
Din ile bilimin felaketler üzerindeki yorumlarının ayırdımı incelikle anlatılıyor.
Din adamları bütün bu yaşananları işledikleri günahların cezası olarak yorumlar ve hastalığa boyun eğerken, kendilerini bütünüyle Tanrı'nın ellerine bırakmayacak kadar bilime inanan doktorlar ise yitip giden umutlara rağmen tüm güçleri ile vebaya karşı savaş açıyor.
Veba ile felaketin acı rengini değil, boyun eğmemeyi okuyor olacaksınız.
Ve klişe de olsa bir kez daha göreceksiniz ki en içten dualar kiliseler değil hastane kapılarında ediliyor olacak.
İyi okumalar...