Başyapıt
10/10
·184 syf.··
Beğendi
·
2019 4. kitabı
·
33 saatte okudu
·
Okunma: 18 Ağustos 2019 00:55
Şimdiye kadar Stefan Zweig deyince çok severek okuduğum "Satranç" kitabı gelirdi. Ama yarım bırakılmış bile olsa artık "Clarissa" gelecek. Bunca zaman okumadığıma pişman olduğum bir kitap. Mutlaka okunmalı. Kitap 155'e kadar kusursuz ve çok net ilerliyor. Hatta daha önce bahsedilmiş olay ya da karakterlerin neden bu hikayede yer aldığı kitap ilerledikçe daha da şekilleniyor. Ama 155'ten sonra - sanırım kitabın bundan sonrası yayımcıya ait- konu birden hızlanıyor ve hatta Clarissa'nın karakterine uygun olmayan davranışları görüyoruz. Bir yandan Profesör Leonard karakteri ile insanların vatanlarının, dillerinin bir önemi olmadığını dile getiren yazarımız, bir yandan da Clarissa'nın abisinin savaşla ilgili acı sözleri ile iki ayrı insanın olduğunu gözler önüne seriyor ve yazarımız iki arada kalan Clarissa'nın çaresizliğine değiniyor. Yazar savaşın mantıksızlığına ve bu mantıksızlığın asla bir başarı sayılamayacağına, insanlığa yakışmadığına, savaş varsa orda insanlıktan bahsedilemeyeceğinden değiniyor. Yazarımız savaşın insanlar üzerindeki etkisini o kadar güzel, yalın, hümanist bir dille anlatmışki ancak hisseden, yaşayan biri böyle anlatabilirdi dedirtiyor. Kuşkusuz yazarımız bu kitabı yazarken intiharı düşündüğü belli. Clarissa'nın Morion'la konuştuktan sonra çıkmaza düşüp Brancoric'ten intihar için ilaç istemeyi düşünmesi de bunu gösteriyor. Zweig hayatına son vermemiş olsaydı eğer; bu kitap savaşı lanetleyen bir başyapıt olabilirdi. Ama umutsuzluğa kapılıp intihar etmesi bile bu kitabı başyapıt yapmaya değer. Çünkü savaşın sadece can ya da mal kaybettirmediğini gösteriyor. Kim bilir kaç kişinin ruh sağlığı bozulmuş ya da Brancoric gibi bir dönem o korku ile yaşamışlardır? Titreyerek, kekeleyerek... Savaşa gitmemek için. İyi okumalar...
Edebiyat
ClarissaStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201717bin okunma
·
1 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.