·72 syf.··Beğendi
···Okunma: 19 Ağustos 2019 16:38 Kitabı bitirdikten sonra, isminin neden "Dün" olarak belirlendiğini düşündüm. Kitabın içeriğinde açlık, fakirlik, aşk, cinayet, çocukluk travması, hayatın tekdüzeliği, anlamsızlığı, kısmen ensest düşünce, kaçış gibi temalar varken neden Dün seçilmiş? Burada Tobias'ın "Dün"ü temsil eden geçmişinden hiçbir zamana kaçamadığı ve geleceğini de düne göre şekillendirdiği vurgulanmak istenmiş herhalde. Bu noktada Placebo'nun I know şarkısınıdaki " The past will catch you up as you run faster... I know....The last in line is always called a bastard" sözleri aklıma geldi. Yaşamımız öyle bir çizgide ilerlemektedir ki hiç bir noktasını dahil silemiyorsun ve bir önceki ana göre inşa ediyorsun geleceği.
Yoksulluk içinde yaşayan, üzerinden bütün köy geçmiş
bir fahişenin çocuğu olan ve yediği / giydiği herşey annesinin müşterileri tarafından sağlanan Tobias, babasının öğretmeni ve sevdiği kızın da üvey kardeşi olduğunu öğrendikten sonra anne/babasını bıçaklayarak yaşadığı şehri terk eder, ismini değiştirir. Böylelikle geçmişini / Dünü geride bırakıp yeni bir başlangıç yapmaya çalışır, kimseye geçmişiyle ilgili doğruları anlatmaz. Çoğu zaman bizler de aynı kaçışı yapmak istemez miyiz?
Ama geçmişi yakasını bırakmaz, yıllar sonra sevdiği kıza kavuşup aşkları daha da büyüse de Line sonuçta köye dönüp bir fahişenin çocuğu olan Tobias'la resmi bir şekilde evlenmeyi kabul etmez. Tobias her ne kadar kitap yazıp çok zengin olacağını iddia etse de sonuçta o, bir fahişenin çocuğudur. Line'ın dediği gibi bu yaşadıkları olanaksız bir aşktır. Sonuçta birbirlerine kavuşamazlar.
Kitapta anlayamadığım tek nokta; Tobias, Line'a kardeş olduklarını bir türlü söyleyemez. Söylemeye çalışır ama yapamaz. Bunun içerik olarak kitapta yer almasını anlayamdım.
Kısa, sade ve öz bir şekilde yazılmış kitap. Tavsiye ederim.