Bunlar elbette, Momo'nun arkadaşlarının, hele kendisinin hiç sahip olmadığı çok pahalı oyuncaklardı. En küçük ayrıntılarına kadar öyle ince düşünülerek yapılmışlardı ki çocukların hayal kurmalarını gerektiren bir yanları kalmamıştı.

(Kendi yorumum)
Hayal, boşlukları zihnimizde oluşturduğumuz şekilde doldurmaktır. Kapak resmi olmayan bir okuma kitabı düşünün. Karakter betimlenirken bize kıvırcık saçlı, yeşil gözlü, büyükçe burunlu denilmiş olsun. Kitabı okuyan insanlardan herhangi ikisinin aynı yüzü hayal etmiş olma olasılığı nedir sizce? Karakterimizin adı Efsun olsun. Kitabı okuyan kişi sayısı kadar farklı Efsunumuz vardır artık. Fakat bir gün bu kitabın filmi çıkartılırsa tarif ettiğimiz özelliklerde bir Efsun gelecek, ki bu insanı hiç birimiz tanımayız. Hepimiz kafamızdaki Efsun'a inanmışızdır çünkü, tüm serüveni onunla yaşamışızdır. Bize hazır verilen şeylerin bu yüzden kıymeti yoktur çünkü içinde benliğimiz yoktur. Anne babalarımızın kendi sıradan oyuncaklarını sevgisinin günümüz çocuklarının oyuncaklarına sevgisini geçmesinin nedeni de budur :benlikleriyle iç içe olmaları.