Eğer Tanrı birinin kendi iradesiyle kötüyü seçeceğini ve bu yüzden de cehennemde sonsuz işkencelerle cezalandırılacağını önceden biliyorsa, onu neden yaratır?
Ben de dalıyorum bu düşüncelere. “Yok olmaktansa cehennem olsun sonra feraha çıkacağım nasılsa” diyorum. Düşünebiliyor musun yok olmaktansa o sonsuz acıyı çekmeyi yeğliyoruz. Sonunda da “neden bu kadar var olma çabası içindeyiz” diyorum. Yani sonuçta yok olduğumuzda bunu bilmeyeceğiz öyle değil mi
Yok olduğumuzda bunu bilmeyeceğiz ama yok olma düşüncesinin kendisi korkunç aslında. Ecinnilerde Kirilov bunu gayet güzel açıklıyor aslında. Tabii o intihar üzerinden yapıyor bunu ama olsun. Buraya uyacak sanırım. Eğer, diyor, başımızın üstünde tonlarca ağırlıkta bir kaya duruyor olsaydı ne olurdu? Acı hisseder miydik? Hayal edebiliyor musun tonlarca ağırlığında kafa kafanın üzerinde asılı duruyor. Şüphesiz korkunç olurdu dimi. Ama kesinlikle acı vermezdi kafamıza düşecek olsa. Yok olma fikri de buna benziyor baya baya.
Burada birseyler paylasiliyorsa üstünde düşünülsün, faydasi olsun diye paylaşılıyor sanirim.(gerci farkli amaclari olanlar olabilir bilmiyorum:))) ) Bizde öyle yaptik ama hemfikirim bencede bu kadar yeter çünkü benim derinliğim fazlasına yetmez, sığlığım icin özür dilerim:))
İyi kötü kavramı net değil ki bence dünyada. Birşeyin iyi olduğuna inanan biri onu bir şekilde tüm insanlara inandırmış ve kitapta da bahsettiği gibi mit haline getirmiş. İnsanların bir kısmı de bu MİT’e inandığı için iyi olarak kalmış ama ya inanmayanlar icin ? Fazla derine inmeyelim bence bitmez bu konu ;)
Varlığımız icin fikir yurutmemize gerek yok zira bu isin geri dönüşü de yok, bakilirsa aslinda insanın hükmünün geçtiği hic bir şey de yok, sadece nasil bir insan olacagimizi secebiliyoruz, ona dikkat etmek lazim gerisinide koyver gitsin. Güneşin doğuşuna, dönüşüne kendini sorumlu hissetmenin bir manasi yok ya, onun gibi biraz. Düşünmek iyidir bende çok düşünürüm, sonunda da inanmayi seçtim hepsi bu:))
Seçimlere saygı duymak gerek sadece, olay bu. Kendi hayatımız en doğrusu, en güzeli, en mükemmeli değil. Azıcık huzur almaya geldik şu dünyadan. İki çiçek koklayıp, bir kaç insan sevip, güzel müzik dinleyip ölüp gideceğiz zaten. Büyük hırsları ve büyük kaybedişleri olmayan insanlar için gerisi tartışmaya pek değmez dediğin gibi.
Tam kafanın üzerinde tonlarca ağırlığında bir kayanın asılı durduğunu düşün. Eğer bu kaya düşecek olsaydı acı çeker miydin çekmez miydin? Kayanın altında öylece dururken korku duyacağın kesin ama kaya üzerine düşecek olsa canın yanar mıydı?