Öncelikle teşekkürler ağabey , bu zorlayıcı ve düşündürücü ileti için , eline sağlık.
Böyle Buyurdu Zerdüşt bir süredir okuduğum ve henüz yarısına gelmediğim bir kitap ve beni şimdiden çok etkiledi. Bundan yaklaşık 20-25 sene önce okuduğum Evliyalar Ansiklopedisi kitaplarını hatırlatıyor bana , Zerdüşt bir evliya olmalı deyip duruyorum :)
"Üstinsan" kısmına özellikle baktım , bir 10 sayfalık bölümde anlatılıyor. Hani meşhur "Tanrı öldü" bahsinin geçtiği. Evliyalar demişken acep bunların içinde bir kısmı üstinsan mıydı diye düşündüm. Çünkü vaktiyle ayılıp bayılarak okuduğum kıssa , keramet , hikmetlerin bir çoğunu bugün açıkçası abartılı , komik , tutarsız ve uydurma buluyorum. Lakin içlerinden doğru söz eden , doğru yaşayanlar yok mudur , bence illaki vardır.
Misal veli deyince İslam tarihinde ilk akla gelen ve başı çekenlerden biri Cüneydi Bağdadi' dir. Onun şöyle dediği rivayet edilir , "Sohbetlerimde beni dinleyip anlayanların sayısı birkaç kişiyi geçerse kendimden şüphe ederim."
Şimdi "Üstinsan" bölümünden bir cümle ,
"Topluluğa hitap ederken kimseye hitap etmemiş oldum"
Bu bahsi geçiyorum şimdilik. Tekrar döner miyiz bilmem..
"Tanrı öldü" meselesine gelirsek , İslam dahil hiçbir dinin , inanışın litaratürüne hakim değilim elbette. Cahilim yani düpedüz , cahil cesareti olan da çok konuşur ne diyelim affola.
İslam bilginleri , özellikle günümüz ve yakın çağda yaşayanlar , önemli bir mesele üzerine iki farklı görüş ileri sürmüşlerdir.
1- Cennetten kovulan Adem ve Havva dünyaya düştüler.
2- Adem ve Havvanın kovulduğu cennet , dünyamızdaki bir bahçedir.
Şimdi bu ikisi arasında ne fark vardır ki ? diye sorabiliriz. Burada malum kadim anlatılar , eğer 2. seçenek doğruysa , şeytanın dünyada devreye girdiğine işaret eder. Hatta Adem ile Havvayı muhatap alan Tanrının da onlara yakın olarak konuşmaktan vazgeçip - ilk günah nedeniyle - onlarla arasına bir mesafe koyduğuna işaret edebilir mi ? Yani "Tanrı öldü" meselesi burada başlamış olabilir mi ? Yani bu ifadenin anlamı "Tanrı sizden uzaklaştı" olabilir mi ?
Bu bahsi de geçiyorum şimdilik , dilin kemiği yok , düşünüyorum sadece :)
Ve üstinsan kısmında beni çok etkileyen cümle şu oldu ,
"Halkın , bir zamanlar , nedensiz olarak inanmaya alıştığı şeyleri , bugün kim nedenlerini göstererek yıkabilir?"
Henüz iletideki paragrafa giremedik değil mi , ya da belki de biraz değinmişizdir :)
Cambaz sıradan insanı mı temsil ediyor , onun üstünden atlayıp düşmesine sebep olan da üstinsan mıdır ? Cambaz da sıradan halktan biri olarak , bütün suçu şeytana mı yükledi ?
Tanrı- cennet-cehennem-insan-şeytan. Bu varlıkları , kavramları , aralarındaki bağı kim çözebilmiş ki ? Elimizde sadece kutsal metinler var , onlar da inancın alanıyla ilgili ve inananlar için bile çözülmeye muhtaç.
Dücane Cündioğlu zaman zaman bir sözü tekrarlayıp duruyor ,
"Tanrıyı şehre çağırmalıyız"
Bir yere varamayacağımı(zı) en başından bildiğim bir fikir yürütmeye küçük bir katkım oldu mu bilemiyorum , bir şey anlatamadığımı biliyorum , gevezelik ettim. Paylaştığın ileti için bir kere daha teşekkür ederim..