·183 syf.····Okunma: 15 Ekim 2019 16:40 Huzur’u okuduktan sonra Ahmet Hamdi Tanpınar özelinde daha önceleri bir inceleme yazmıştım burada. İlk defa okumuş olmama mukabil çabucak yazımına alışmış ve büyük keyif almıştım. Elbette bu keyfi almamın en temel unsuru çalışkanlığımdı. Her bilmediğim kelimeyi not almış, araştırmış sonrasında ise, o cümleleri kavramak adına tekrar tekrar okuduğumu anımsarken şimdileri kendimi takdir etmemeyi nezaketsizlik olarak görüyorum. Kuşkusuz Huzur’u, o sabırla okuyan tüm okurları da öyle.
Ağır ve entelektüel bir abimiz olan Tanpınar’ın Saatleri Ayarlama Enstitüsü’ne geçmeden evvel şiirlerini de okumayı bir gereklilik olarak gördüm nedensiz olarak. Bir nedeni olmaksızın hissiyatım doğrultusunda aldığım bu aksiyonun neticesinde fark ettim ki kendime bir değil birden fazla neden bulmuştum. Zira şiirlerini yaşamının ayrı dönemlerinde yazmış olması, ayrı ayrı konulara odaklanmış olması, birtakım kelimeler üzerinde defaatle durmuş olması ve sorgulamaları bütünüyle zihnimde Tanpınar’a dair yeni pencereler araladı. Tüm bu çıkarımlarıma bağlı olarak Tanpınar’a daha hazır bir okuyucu mu oldum? Emin değilim! Fakat en azından kendi adıma belirlediğim bir yoldan gidiyorum nitekim dezavantajları olacaksa da deneyimim, başka okurlar nezdinde faydalı olacaktır paylaştığımda.
Dergâh Yayınlarından basımı olan bendeki kitabında Mehmet Kaplan isminde bir profesörümüz şu güzel yorumu yapmış Tanpınar için ki ben de bütünüyle katılıyorum kendisine zira o büyük sanatkar ile daha evvelinden Huzur’da karşılaşmıştım. Yorumu ekleyip son olarak kendi nazarımda en beğendiğim mısralarını da paylaşarak noktalayacağım yazımı.
“Tanpınar'ın şiirlerini ve nesirlerini okurken, daima büyük bir sanatkârla karşı karşıya kaldığımı hissettim. Onlar benim duygu, düşünce ve hayalimi eşsiz bir parıltı ile aydınlattılar. Öyle sanıyorum ki Türkiye'de Tanpınar'ı benim gibi seven daha pek çok insan vardır. Bu şiirleri bir araya gelmesi onları çok sevindirecektir.
Sanatı sadece ideolojik zaviyeden değerlendirenler, Tanpınar'a karşı dün olduğu gibi bugün de ilgisiz kalabilirler. Fakat Tanpınar, sanatta her şeyden önce, güzellik ve mükemmeliyet arayanlar için şahsına ve eserlerine daima saygı duyulan bir insan olarak kalacaktır. “
Biz, zaman kırıntıları,
Zaman sinekleri,
Tozlu camlarında günlerin sessiz kanat çırpanlar
Ve lüzumsuz görenler artık
Bu aydınlıkta kendi gölgelerini!