·320 syf.··Beğendi
···Okunma: 30 Kasım 2019 22:18 “Ben bu kulaklara göre ağız değilim.” diyerek aslında kendisini 20. yy’da yaşayacak kuşakların anlayacağı kehanetinde bulunan Nietzsche, içinde bulunduğu yüzyıl yerine gelecek yüzyılın insanının sözcülüğünü yapmıştır. Üstinsan düşüncesiyle filolog, filozof Nietzsche kendisine peygamber olan Zerdüşt’ün ismini vermiş ve bunu da şöyle açıklamıştır: “Bu şerefi ben bir Farsa vermeyi mecbur oldum. Çünkü tarihi en önce bütün ve büyük olarak düşünen Farslardır.” Bu kitabında Zerdüşt 30 yaşında yurdunu ve yurdunun gölünü terk edip dağlara çıktı. Orada ruhunun ve yalnızlığının zevkini tattı ve 10 yıl bıkmadı bundan. Ama en sonunda gönlünde bir değişme oldu. Bir sabah, tan ağarırken kalktı, güneşin karşısında durdu ve ona şöyle dedi: ”Ey ulu yıldız! Aydınlattıkların olmasaydı, nerede kalırdı senin mutluluğun! On yıldır yükselir durursun mağaramın üstüne; eğer ben, kartalım ve yılanım olmasaydık, ışığından da, bu yoldan da bıkardın. Ama biz seni her sabah bekledik, ışığının fazlasını aldık ve kutsadık seni bunun için. Bak! Pek fazla bal toplamış arı gibi bilgeliğimden bıktım; onu almak için uzanmış eller gerek bana.
Okumaktan büyük zevk aldığım bu kitabı kesinlikle okumanızı tavsiye ediyorum. Felsefeyi sevmiyor iseniz size ağır gelebilir. Keyifli okumalar dilerim :)