·484 syf.··Beğendi
···Okunma: 27 Mayıs 2019 11:51 Bu romanın en kıymetli özelliği içerisinde anlatılan trajik olayların tamamı ile gerçek olaylardan alınarak , sadece isimleri değiştirilerek yazılmış olmasıdır. Livaneli kitap boyunca ana karakter üzerinden Kırım Türkü olan Anneannesi , Ermeni olan Babaannesi ve İstanbul Üniversitesi adına rehberliğini üstlendiği Alman asıllı Profesör'ün Yahudi eşi Nadia'nın sırf etnik kimlikleri yüzünden ve dönemin devletlerinin öyle olmasını istedikleri için başlarına gelen kötü olayları işlemektedir. Kitapta gerçekçi bir şekilde Yahudi soykırımına , Ermeni olayına ve Kırım Türklerinin yaşamış olduğu Mavi Alay olayına değinilmiştir. Livaneli bunu yaparken bizlere aslında masum olan bir devletin olmadığını ve devleti yönetenlerin çoğu zaman bir kalem ile sivillerin kanlarını akıta bileceklerini öğretmiştir. Karakterlerin hikayelerine derinlemesine girmek istemeyişimin sebebi hem bu tatsız olayları yorumlamak istemeyişim hemde kitabın hala daha ciddi şekildi okuyucu bulmasından dolayı saygısızlık yapmak istememem. Yinede bu roman hakkında bir kaç övgü cümleleri dizmeme ve bir kaç alıntı yapmama engel değil tabi... Ben romanın aslında tarih açısından çok ciddi bir bilgi verici kaynak olduğunu düşünüyorum. Çünkü kitap içerisinde Einstein'ın yazmış olduğu mektup , olaylar hakkında resmi kaynaklardan yararlanılmış evraklar gibi pek çok gerçek kaynak kullanılmıştır. Sanırım kendimce değinmem gereken bir önemli nokta ise Huntington ve Edward Said gibi Uluslararası İlişkiler profesörlerinin makalelerine ve çalışmalarına değinilmiş ve onlara bir yorumun yapılmış olmasıdır. Tabi ki diğer bilim dalları için İkinci Dünya savaşı sırasında Türkiye'de çalışan Alman Yahudi profesörleri unutmamak gerekir. Yinede tüm bu acı olaylar içerisinde gerçek aşkları okumak isteyenler var ise bu kitap onları da barındırmaktadır. ️️️
Kitaptan birkaç alıntı :
"Bu dünyada sana kötülük yapmak isteyen insanlar çıkıcak karşına, ama unutma ki iyilik yapmak isteyenler de çıkacak. Kimin insanın yüreği karanlık, kiminki aydınlıktır. Geceyle gündüz gibi! Dünyanın kötülerle dolu olduğunu düşünüp küsme, herkesin iyi olduğunu düşünüp hayal kırıklığına uğrama! Kendini koru kızım, insanlara karşı kendini koru! "
"Her iktidar öldürür! Kimi daha az, kimi daha çok.”
“İlle bir hastalık arıyorsanız” dedi, “onları öldüren insanoğlunun zalimliğiydi!”
"Aramızdaki temel fark ne, biliyor musun? Sen insanlara baktığın zaman üniformalar, bayraklar ve din görüyorsun!"
"Peki, sen ne görüyorsun bakalım?"
"İnsan, sadece insan. Seven, acı çeken, acıkan, üşüyen, korkan bir insan."
''Dinimi soran olmayacaktı bana. Olur da birisi merak ederse, cevabım hazırdı: Müslüman, Yahudi ve Katolik;kısacası insan.''