“Başka hiç bir kitabım için yoksulların ekonomik açıdan aşağılanmasını inceleyen Uçurum İnsanları kadar kalp ağrısı çekip gözyaşı dökmedim.”
İngiltere... Günümüzde olduğu gibi geçmişte de insanların acıdan ve kederden uzak olduğu bir ülke konumundaydı. En azından dünyaya karşı bu tavrı sergiliyordu.
Ancak herkesten sakladığı karanlık bir yüzü vardı. Bu karanlık yüz ; açlık , yoksulluk , hastalık , ölüm ve daha nicesinden oluşuyordu.
Bu karanlık yüz , İngiltere’nin Doğu Yakası’ydı. Burada yaşayan insanlar düşük ücretlere hatta belki karın tokluğuna uzun saatler çalıştırılıyordu.
Doğu Yakası’nın işçileri büyük bedeller ödeyerek haklar kazanmış ancak kazanılan bu haklardan mahrum kalmışlardı. İnsan onuruna yakışmayan şartlarda çalıştırılıyor ve hatta insan yerine konulmuyorlardı.
Bu yaşananların en büyük tanığı ise okuduğum bu eşsiz kitap yani “Uçurum İnsanları” ydı.
Bir insanlık suçu olan bu yaşananlar hiç bir zaman kimseyi ilgilendirmedi. Çünkü insanlar o zaman da bencil ve acımasızlardı.
Kendilerine dokunmayan hiçbir kötülüğe karşı durmazlar ve bu kötülüğü umursamazlardı.
Kitapta yoksulluğun zirvesini okuyacaksınız. Kimi zaman karnını doyurmak için kaldırımda ki meyve çöplerini yiyen insanlarla , hastalığın ve pisliğin kol gezdiği sokaklarda uyuyan insanlar ile ve başıboş sahipsiz bırakılmış çocuklar ile karşılaşacaksınız kitabın satırlarında. Burada yaşayan herkes sanki dehşet verici bir çukura düşmüş gibiydi ve kurtulmak mümkün değildi.
Bu insanlık suçu İngiltere’nin daima utandığı ve dünya kamuoyundan saklamaya çalıştığı bir kara leke olmuştu. Bu kara lekeden kurtulmanın tek yolunun ise Doğu Yakası’na yüz çevirmek olduğu görüşündeydi.
Sevgiyle kalın Jack LondonUçurum İnsanları