Bu kitapta kısaca ölümün,yaşamın ve felsefenin aruobacasını okuyoruz diyebiliriz. ARUOBA genel olarak kitaplarında kendisine bir kavram seçer ve o kavramın kendi dünyasındaki karşılıklarını anlatır. Bu aşk olur, sevgi olur, bu kitaptaki gibi ölüm olur, yaşam olur böyle sürer gider. Ve düşüncelerini öylesine güzel bir şekilde okuyucuya aktarır ki elinizde kalem baştan ayağa altını çizmek istersiniz bütün cümlelerin. Okuması zordur ancak. Felsefik bir o kadar da karmaşıktır cümleleri. Üzerinde düşünüp kafa yormanız lazım. Derin anlamlar içerir. Birbirine benzer çok fazla kelimenin tekrarı vardır ancak hiçbiri fazlalık değildir. Düşüncelerini kimseye kabul ettirmek için yazmamıştır o. Sadece anlatmak farklı pencereler açmak için yazmıştır. Öznel cümlelerini herkesin kabul göreceği bir şekilde nesnelleştirmiştir. Okurken aaa evet çok doğru, kesinlikle haklı, vay beee hiç bu şekilde düşünmemiştim gibi onay cümleleri yükselecek zihninizin dört bir yanından. Bir karadeliğe düşer gibi düşersiniz kitabın içerisine.
.
De ki İşte kitabında da ilk olarak ölümü ele almış yazarımız. Ölümü binbir kalıba sokmuş. Sonra yaşamı koymuş ortaya. Yaşamı da binbir kalıba sokmuş. Daha sonra ise ölüm ile yaşamı bağdaştırmıştır. Hani hep deriz ya yaşam ile ölüm arasındaki ince çizgi diye hah işte o ince çizgiyi ele almış. Yaşamın ölüm ile olan ilişkisini anlatmış. Ortaya konulan konular yaşam ve ölüm olunca da siz düşünün gerisini nasıl bir felsefe parçalamaktır. Ölüm ve yaşam konularını inceledikten sonra "felsefe" kavramını ele almış. Felsefe nedir ? Nasıl yapılır ? Ne sebeple yapılır ? Felsefe ortaya nasıl çıkmış onları anlatır. Yine özneldir açıklamaları yalnız bu kez açıklamalarının altına da neden öyle düşündüğünü destekleyecek nitelikte ünlü felsefecilerden alıntılar paylaşarak zenginleştirmiştir. Kalemini ustalıkla kâğıda aktarır Oruç ARUOBA. Sizlerin de onunla tanışmasını çok isterim. Okuyun, okutun