Gönderi

Kitabın sonunu bile yazdım. Belki bilmek istersin.
Puan vermedi·531 syf.··
Beğendi
·
2020 6. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 31 Ocak 2020 22:35
️•Onlarca yaptığım alıntıdan ötürü rahatsız olup da beni sessize alan arkadaşım hiç sorun değil. Çünkü haklısın. Kitabın şablonunu bırakıyorum sana. İleride bir baştan bir sondan bir çok şey zırvalayacağım takip etmen kolay olur. •Kinyas ve Kayra 21 yaşlarında içsel bunalımdan ötürü evden kaçar. Biz onları 29 yaşında ve Afrika’da tanıyoruz. | | | ️Bir şekil Türkiye’ye dönmeye karar verirler, İstanbul’dan Ankara’ya. Ve yollar ikiye ayrılır. Kinyas Kayra’yı terk eder. Kitap Kayra’nın yolu ve Kinyas’ın yolu olarak devam ediyor. (Burada adını feriha koydum Emir’in yolu diye saçma sapan uzatılan bi dizi geldi aklıma ve çok güldüm ) / \ / \ / \ / \ •Kayra; Afrika’ya •Kinyas; normal bir döner ve en başta insan olarak ortaklaşa karar yaşamayı seçer ve verdikleri beyin ailesinin yanına ölümünü gerçekleştirir geri döner. Artık, çünkü kayraya göre. Kinyas için hayatta Bu hayatta “her şey vardır” “hiçbir şey yoktur!” güzel olan her şey.. Kitabın krokisi bu. Gelelim hayatlara, yaşananlara, yaşattıklarına, fikirlere, zevklere, acılara.. gelelim Kinyas ve Kayra’ya.. •Kinyas ve Kayra beyin ölümüne karar verir ve bunun için planladıkları ise yazmak, yazarak unutmak.. Bu bana tanıdık gelen bir yöntem, beyin ölümü için değil ama bazı duygularımın ölümü için yakın zamanda uyguladığım.. Okurken ciddi anlamda yoruldum, hangi duyguyu hissedeceğime karar veremedim, hangisinin daha doğru olduğuna. Hayatı reddeden iki kan kardeş, birlikte olsalar da birbirinden çok farklı iki insanın içsel savaşlarının dışa vurumunu.. ️•Ben ilk kopmayı 30 lu sayfalarda yaşadım. Kinyas hiçbir sebep yokken “acaba vicdan azabı çekecek miyim? Duygularım var mı?” Diye kontrol etmek için kalabalık bir yemek masasında birini öldürüyor. Sonra ne oluyor biliyor musun? Koca bir hiç. Her şey görmezden geliniyor adam çarşafa sarılıyor etraf sakinleşince okyanusa bırakılıyor ve eğlenceye kaldıkları yerden devam. Ölen kişi hakkındaki kayıtsızlığın sebebini tek cümleyle özetlemiş sevgili Günday “Moctar'ın bir ailesi yok !" Burada ciddi anlamda sarsıldım. Uzun bir süre sindiremedim. Empati yapmaya korktum. Düşünsene ölüyorsun ve yaprak dahi kımıldamıyor. Bu kadar etkisiz dünyadaki varlığın. Nasıl acı. ️ •21 yaşında hayatın hiçbir acısını tatmamış olmalarına rağmen bu denli aykırılık bana haksızca geldi. Kitabın bir çok yerinde haykırdım “buna hakkınız yok! Ailenizi terk etmeye hakkınız yok! İnsanları öldürmeye hakkınız yok! Sizin duygunuz yok diye kendinizden başka herkesi yem olarak görmeye hakkınız yok!” çünkü size kimse hiçbir şey yapmadı! •Birçok kişi kendini ya Kinyas’ta bulur ya da Kayra’da ve bu yönüyle edebiyatın tehlikesini bir kere daha fark ettim. Bahsettiğim tehlike için tek kelime seçsem “manipüle” olurdu sanırım. Neden? Gerçek hayatta tiksinerek karşıladıklarımızı, edebiyatın cazip hale getirdiğine inanıyorum çünkü. Bahsi geçen, kendimizi bulduğumuz karakterler; uyuşturucu kullanan, ayık gezmeyen, (hayat kadınlarını saymıyorum bile) kızlara zorla tecavüz eden ve vakit geçirdikleri kadınları yüzünü dağıtacak kadar döven insanlar. Bu iki karakter hayata karşı kayıtsızlıklarıyla, sorumsuzluklarıyla, boşvermişlikleriyle aslında belli bir jenerasyona hitap eden asilikte; ben de böyle olsam, ben de alıp başımı gitsem dürtüleriyle dolu. Ve biz bunu normalmiş gibi, insanın iç savaşının dışa mükemmel vuruşu olarak nitelendiriyoruz. Edebiyat gerçekten tehlikeli. •Değinmek istediğim bir başka nokta da kinyasın kurtuluşu.. Kinyasın normalleşme yolunda başarıya ulaşmasındaki en büyük etken bir amaç bulması oldu. Bunun da çok önemli bir dönüm noktası olduğu kanısındayım. Kinyastan yardım isteyen bir eroinman. Ve bu yardım çağrısını kabul etti kinyas. Afrika’ya açık bir bilet aldı. Eğer eroinmanı kurtarırsa kendi de kurtulacaktı, kalacaktı ailesinin yanında, kurtaramazsa tekrar dönecekti eski haline, çıkacaktı sonu olmayan yolculuğuna.. “Amaç” o kadar mühim bir kavram ki, sırf amaç belirleyemediği için savrulmuş hayatlar, boşa harcanmış zamanlar var.. Sonunu bağlayamadım. Bu da böyle havada kalsın. ️•Sevgili Günday başından beri ölüme koşar adım giden iki yoldaşın yolunu ayırmış ama onları ölüme, ölümü onlara yakıştırmamış. 500 sayfaya yakın, hayatın anlamsızlığından, ölümün tek gerçek olduğundan (ki kinyas ölümü içinde de barındırmak istediği için Aids hastası bir kadınla bilerek yakınlaşıyor ve o da hayatına hasta ama yaşamak isteyen biri olarak devam ediyor. Nasıl da ironik) bahsedip son cümlesinde “Hayat reddedemeyeceği kadar güzel ve gerçek. Bu hayatta umut, sevgi, dostluk, insanlık var ! Ölümse boş bir kâğıt !” yazması, ne kadar etki eder? Bilemedim. •Beni ağlatan kısımların üzerinden ayrıca geçmek istiyorum. Beni sorular ağlattı; biri annenin biri babanın sorduğu iki kelimelik ama omuzda taşınamayacak kadar ağır soruları.. Kinyas ailesine döndükten sonra oldu hepsi. 8 sene önce hiçbir şey söylemeden çekip giden evladını kapısında gören anne ağlattı beni, soruların anlamsızlığını fark edip göz yaşlarını dökerken yönelttiği masum sorusu içimi parçaladı “aç mısın oğlum?” 8 sene sonra aç mısın? Aslında tek bir soru değildi benim okuduğum. Sevgiye aç mısın? Sarılmaya aç mısın? Fark edilmeye aç mısın? Ve daha onlarcası.. ağladım. Ve Kinyas karşılaşıyor, Kayranın ailesiyle.. yaşadığım şoku hatırlıyorum. İkisi de gözü yaşlı, Kinyas’a yaklaşmaya, sormaya korkuyorlar. En sonunda Kayra’nın babası Kinyas’ın kulağına fısıldıyor “Hayatta mı? Oğlum hayatta mı?” ve ben yine ağladım. •İşte böyle benim penceremden görünenler. Hayatta hiçbir şey anlamsız değil, sen de hayattaki anlamını fark et. İnan bana çok kıymetlisin.
Edebiyat
Kinyas ve KayraHakan Günday · Doğan Kitap · 202535,3bin okunma
··
128 Gösterim
2 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
İnan bana sen de çok kıymetlisin🌿 Kitabı okuma sürecinde birçok defa yaşıyor musun ? diye mesaj attım. Ben incelemeyi okurken yoruldum, Kinyas ve Kayra ile çıktığın yolculukta senin yorulman,bu süre içinde yok olman gayet normal. Kaleminin kırıldığı noktalar çok güzel kinyas ve kayra’dan ziyade senin perspektifinden bakıp,okumak çok keyifliydi. Hep yazasın çiçeğim...
Rümeysa Üstündağ
Gönderi Sahibi
Hahah bir tanesin 🤣