alt tabakadan denizci bir gencin, aristokrat bir ailenin kızına aşık olmasıyla başlar her şey. aşık olduğu kadının seviyesine çıkabilmek için kendini geliştirmeye başlayan genç adam yani martin eden, aşık olduğu kadının da ona destek olmasıyla birlikte sınıf atlamaya çalışır, bu süre zarfında konuşması değişir, diksiyonu değişir, bol bol kitap yazmaya başlar ama hala sefalet içerisindedir ve hayatı bir türlü değişmemiştir. yazdığı hikayeleri,romanları, denemeleri satacak yayıncı bulamaz. buldukları da çok az para verir ama martin eden azimle yazmaya devam eder vazgeçmez bir türlü.
sevgilisi ruth ile evlenmek ister fakat ruth'un ailesi martini istemez martin hala fakirdir ve sefalet içinde yaşamaktadır. ve ayrılırlar.
martin, yazdığı hikayeleri yayınevlerine satmaya çalışır, günün birinde bir yayınevi tarafından yazdıkları beğenilir ve martin eden çok para kazanmaya başlar. para kazanmaya başladıkça ünü artar ünü arttıkça yüzüne bakmayan insanlar onu baloya, yemeklere davet ederler.
sevdiği kadının ailesi önceleri martin'in yüzüne bakmazken sonraları yemeğe davet ederler hatta kızıyla evlenebileceğini bile söylerler. martin'in gururu, ruth'a olan aşkına galip gelmiştir martin bunu reddeder. yazmayı bırakır. denizlere açılacağını söyler.
martin'in çok fazla parası olur ama bu ün, şöhret onun yaşama sevincini almıştır. kendisini okyanusların serin ve derin sularına bırakır ve herkesten uzaklaşır.
ve son olarak; neyi seviyorsanız onu yapın, aklınıza esen neyse onu yapın, anı yaşayın, birisini çok sevin mesela...