·144 syf.····Okunma: 04 Şubat 2020 12:41 Bir tarafta elli yıl evinde oturup inzivaya çekilen, kendini güllere adayan ve torununun ısrarıyla bir gün sabah namazına çıkan roman kahramanının topluma ne denli yabancılaştığı anlatılırken diğer taraftan da modernleşme adı altında dejenere olmuş bir Sitare gözler önüne seriliyor. Birbirinden bağımsız iki karakter, iki zihin yapısı ve iki ayrı dünya, iki hikaye...Romanın sonunda yazar bu iki hikayeyi bir gazete haberiyle birleştirmiştir. Kitabı okurken ‘Evimde elli yıl yaşasam ve elli yıl sonra dışarı çıksam acaba nasıl bir toplum bulurdum karşımda’ sorusu beliriyor. Gül Yetiştiren Adam ile Rasim Özdenören bir dönem, bir sistem eleştirisi de yapar. Toplumsal değişime ayak uyduramayan ve bir nevi küskün bir karakter olarak karşımıza çıkar gül yetiştiren adam. Anlatımını ve kurgusunu çok sevdiğim bir kitaptır diyebilirim.