Gönderi

Derin Gibi Başlayip Sığ Bitti
5/10
·344 syf.··
2020 19. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 11 Şubat 2020 08:08
En son 7-8 sene önce İki Yeşil Su Samuru adlı kitabını okumuştum Buket Uzuner'in. Sevdiğimi hatırlıyorum. Keşke hep öyle hatırlasaymışım. Çünkü ilk gençliğimde bolca okuduğum bir yazardı. Geziyazıları, denemeleri beni çok etkilemişti. Balık İzleri'nin Sesi ve Kumral Ada Mavi Tuna romanları benim için önemliydi. Başlıkta da belirttiğim gibi kitap başladığında çok katmanlı derinliği olan bir roman okuyacağımı zannetmiştim. Yüz sayfa kadar geçtim, tekrarlardan ve klişelerden usanarak zor bitirdim kitabı. Sebepleri: İlk evvel, kitabın edebi dili de zayıf ama bana göre en temel sorunu bir çok şeyi anlatmaya çalışıp hiçbirini derinlemesine işleyememesi. Doğa tahribatları, kadın cinayetleri, hayvan hakları, Alevi-Sunni çatışması, eski Türk kültürünün unutulmasi, kitap okumama, eğitim sistemi ve daha bir çok soruna şöyle bir dokunup geçilmiş, hiçbirine cesurca eğilim yok. Hani az az hepsinden bahsedeyim ama kimseyi de incitmeyeyim, der gibi olmuş. Keşke bu kadar üst üste yığılacağına biri ikisi ele alsaydı da daha derinlikli anlatılsaydı. Toplumsal mesaj vereceğim diye boğulmuş kitap. Yazarın post modern dokunuşlar yapmaya çalışması, okuyucuyla araya girmesi çok göze batıyor, olmamış. Ve olayların çözümünü Kutadgubilig'den şifrelere bağlaması biraz Dan Brownculuk oynamak gibi geldi bana. Hisleri gelişmiş, biraz da olağanüstü güçleri varmış gibi gösterilen Şaman torunları Umay Nine ve Defne'nin olduğu bölümler için fantastik desem olmuyor, büyülü gerçekçi desem sırıtıyor. Mesela Umay Nine'nin katilin bıçağını sakladığı yerden bulma gücü var ama kayıp torunu için polisden yardım istiyor. Polisten yardım istemesi polisin de iç yolculuğuna katkı içinse hiç inandırıci değil. Yok, başka bir sebebi varsa ben anlamadım. Aynı Umay Nine, torununu çok güzel yetiştirmiş ama romanda çok kötü gösterilen kendi kızının kötü yetişmesinde hiç payi yok sanki. Bu Ayten neden sevgisiz ve sığ bir insan? Şaman genleri onda kendini bulamadı mı? Çok tuhaf. Kitabın Şamanizm'den bahsettiğini duyunca sevindim, kurgunun içine yedirilmiş sandım. Ama ilerledikçe bu konuda da hayal kırıklığına uğradım. Bilgi verme seviyesinde kaldı sadece. Kitabın genelinde kendi sürekli tekrarlama var. Hele "Istanbul'da yirmi birinci yüzyılın en sıcak yazı" cümlesini okumaktan gına geldi. Şuan lisede olsaydım, Şamanizmi ilk kez duysaydım bu kitabı daha çok severdim sanırım. Kitapta az da olsa sevdiğim taraflar da oldu: Defne'ni Su kitabında yazanlar inandıricıydı ve etkiledi beni. Özellikle ilkokul ögretmeni ile yaşadıkları. Bir çocuğun gözünden kötülüğü görmek sarsıcıydı. Sahaf Semahat'ı çok sevdim, keşke böyle biri gercekten olsaydı ve arkadaş olsaydık, dedim. Bazı erkeklerin kadınlara bakışındaki tespitler hoşuma gitti. Kimi betimlemeleri özgün buldum ve sevdim. Kutadgu Bilig gibi önemli bir esere dikkat çekmesi çok hoşuma gitti. Belki merak edenler çıkıp okuyacaklar. Ve en çok İstanbul'u anlatışını sevdim. Özellikle Kadıköy'ü çok güzel anlatıyor yazar. İstanbul özlemim kabardı.
SuBuket Uzuner · Everest Yayınları · 20196,2bin okunma
··
1.709 Gösterim
8 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Yazardan okuduğum ilk kitaptı ve son oldu. Bana çok zorlama gelmişti kurgusu. En çok da ana karakter kadının suyun içinde saklanıp kendisini bulmaları için mesajlar yollaması çok absürt gelmişti. Onun yerine tam yerini söylese hiçbir tehlikeye düşmüyordu hatırladığım kadarıyla. Eğer farklı bir edebiyat tekniği kullandıysa ve ben bunu anlamadıysam da bu tamamen benim ayıbım olur. Her yönüyle zorlama bir kitaptı benim için. Emeğinize sağlık incelemeniz çok hoşuma gitti.
Gönül.
Gönderi Sahibi
Bu kitap Iğdırda lise öğrencileri için proje kapsanında okundu ve ögrenciler çok sevdi:)) Elimden geldigi kadar doğru yönlendirmeye çabalıyorum bazen ödevle bazen sevdirmeye calışarak.Çünkü beni iyi yönlendiren olmadı ilk gençliğimde epey kötü kitap okudum.
Nedense Buket Uzuner'in kitaplarına elim uzanmadı şimdiye kadar bu kitapla da başlamam artık :)
Gönül.
Gönderi Sahibi
Bana göre amacımız "edebi haz"bile olsa kisisel farkliliklarımız, birikimimiz, dünyayabakış açımız kitabın kendisinden bağımsiz olarak çok önemli. Siz Tutunamayanlar ve Ulysses ile başlayip -sevdiğinizi farz ediyorum- tatmin olduysanız bu yine sizin birikiminiz ve bakış açınızdan kaynaklıdır.Bu kitaplar zaten birden fazla kere okunmalıdır ve her okumada verecegi tat farklidır.Tutunamayanları iki kez okudum ve bunu deneyimledim.Ulysses icin ise bir iki senem olduğunu düşünüyorum.Kumral Ada Mavi Tuna kitabını 21 yaşımda okudum ve cok sevdim. Ama ikinci kez okusam simdiki kafamla çok sevmeyeceğimi o kitabin o yaşlar icin güzel oldugunu düşünuyorum.Tesekkür ederim fikirlerinizle katkılarınız için.
Cümlelerinize aynen katılıyorum. Çok sığ bir kitaptı. Sırf yarım bırakmamak için zorladım kendimi.
Gönül.
Gönderi Sahibi
Aklın yolu bir:))