Romanda, yozlaşmış bir toplumda, bireyin evrilmesi ve vicdanına yenik düşüp yeniden dirilişi anlatılıyor.Yazar, vicdan azabının kuşattığı bireyin değişimini anlatırken ceza hukukuna, sosyal adaletsizliğe de ağır eleştirilerde bulunuyor. Mahkeme salonunda başlayan romanda adalet, hukuk, aile, din gibi konular iki ana karakter üzerinden eleştirilir. Bunlar: Katyuşa Maslova ve Dimitry Nehludov' dur. Nehludov, ruhunu kötülüklerden arındırmak gayesiyle mücadele eder. Hayatı, toplumsal gerçekleri ve adaleti sorgular. Sadece yargılananların değil onları suça iten kişilerin de onlara suçlu damgası vuranların da suçlu olduklarına inanır. Romanın sonunda Tanrı ile başbaşa kalan Nehludov, inancı ile yeniden dirilir. Ahlaki değerleri gözeten yazar, toplum tarafından yok edilen insan vicdanını ve inancını yeniden diriliş ihtimali üzerinden sorgular. Bunu yaparken aslında insanlığın ulaşması gereken ideali de gözler önüne serer. İster roman ister kanun maddesi olsun, vicdanlara hitap eden söylemler olmadan iyi insan, iyi toplum olamayız. İdeal bir toplum düzenine ulaşmanın yollarından biri de iyi bir vatandaş olmanın yanında iyi bir okur olmaktan geçer belki de... Ne dersiniz?
Not: Nehludov'un hatasını telafi etmek ve günahından kurtulmak için Maslova'ya evlenme teklif etmesi, buna karşın Maslova' nın Sibirya'ya sürgüne gitmeyi göze alıp onu reddetmesi, romanın en güzel yeri bence. Nehludov'un huzura ermesini istemedi hepsi bu....