Anadolu'nun sönmez ışığı
10/10
·104 syf.··
2020 13. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 20 Şubat 2020 16:49
Gazi Mustafa Kemal, Sofya’da askeri ateşe olarak görevli iken lüks restoranın birinde bir olaya şahit olur. Ve bu olay kendisini derinden etkiler. Üstü başı restoran için uygun olmayan köylü bir adam gelir. Ve baş garson bu kılıkla burada yemek yiyemeyeceğini söyler. Adam diretmekte. Herkesin verdiği parayı bende verebiliyorum ve burada yemek istiyorum diye üsteler. Gazi sessizce oturduğu yerden izlemekte olayı. Münakaşanın artması üzerine restoranın müdürü gelir sorunun ne olduğunu sorar. Kendisinin köylü olduğunu ve kılığının burası için uygun olmadığı gerekçesiyle yemek yiyemeyeceği söylendiğini söyler ardından ekler. Ben ekip biçmesem siz burada yemeklerinizde patates, pirinç vs kullanamazsınız der. Bunun üzerine müdür. Adama hak vererek isteğini yiyebileceğini söyler adam iştahla karnını doyurur. İşte bu olay Atatürk'te derin bir iz bırakır. Günün birinde Türk köylüsünün de tanık olduğu kadar bu Bulgar köylüsü kadar cesur, hakkını arayan biri olmasını ister. Sağlam bir okur olan büyük Gazi, Grigory Petrov’un “Beyaz Zambaklar Ülkesi “eserini okumuş ve kitapta anlatılan ülkenin hayalini kurar. Modern tarım uygulayan kültürlü bir köylü modeli vardır kitapta. Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı olduğu vakit hayali gerçeğe dönüştürmek için, Köy Enstitülerinin temelini atar. Çünkü her yönüyle kendini yetiştiren köylü, yarının büyük Türkiye’sinin umudu olacaktır. İşte böyle Köy Enstitüleri fikri doğar. Her şey güzel giderken Atatürk ölür, İnönü’ye miras kalır Köy Enstitüleri. Fakat bazen işler rayından çıkar. Enstitünün içerisine siyasi ideolojiler girer ve zamanla iş kapatılmasına kadar varır. Şu bir gerçek ki siyaset çamur gibi bir şey. Değdiği yeri kirletir. Köy Enstitüleri içinde böyle olur. Siyasi ikbal uğruna Köy Enstitülerine tırpan vurulur. Belki bu olanlar olmasaydı günümüzün tarım Ülkesi olarak anılan Hollanda'nın yerinde biz olurduk. Hoş yine tarım ülkesi ama kendisine bile yetemeyen. Bence dünkü hayali gerçekleştirmek için hala geç değil. Ne diyor büyük ATATÜRK; “Köylü milletin efendisidir!” ve yine aynı ATATÜRK diyor ki;” Türk çocuğu ecdadını tanıdıkça daha büyük işler yapmak için kendinde kuvvet bulacaktır” der. Ve hasıl kelam istemek başarmanın yarısıdır. Biz yeter ki isteyelim. Çünkü biz büyük bir milletiz.
Tarih
Köy EnstitüleriCan Dündar · Can Yayınları · 2015402 okunma
··
70 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.