"Bir şey yap. Çırılçıplak yetimi boynumuza dolamak istiyor!"

Zeynep Kadın, çırılçıplak derken, ben, tatlı bir ürperme geçiriyorum. Onu, bütün o kaba esvaplarının içinden kalın kabuklu bir yemiş soyar gibi soyuyorum. Mutlaka teninin kuruca bir beyazlığı vardır. Göğsü ve kalçaları dolgun, omuz başları gevrektir.

"Ah, Mehmet Ali'm burada olsaydı, ben ona gösterirdim" dedi.

Ben burada değil miyim? Sana söyledim, beni her işte Mehmet Ali'nin yerine koy diye.

Kadın, tuhaf bir şey söylemişim gibi yüzüme baktı.