Sait Faik kitaba ismini veren Son Kuşlar öyküsünde kuşların Ada’ya göç mevsiminde onları avlayıp yiyen Konstantin Efendi’den bahseder. Sait Faik Konstantin Efendi için toplum içinde gayet mütevazi hakkında kötü hükme varmayacağınız insan olarak betimler ve şunu sorgular. Toplum içinde iyi olarak görülen bir insan nasıl olurda iki gramlık kuşları yiyerek Ada’ya gelen kuşları kaçırır. Çimenler büyüler tarafından çocuklara yoldurtturulur. Böyle bir ortamda çocukların doğa sevgisi olmayacağı aşıkardır. Ve şundan yakınır insan doğaya müdahalede bulundukça sonuç yıkımdır.
.
.
Sait faik deyince balıkçılar olmasa olur mu olmaz elbette. Balıkçılığın bize görünmeyen yüzün Yaşayacak öyküsünde anlatır. Balığı tutanların reis ve mal sahibi gibi insanlar tarafından hakkının yenmesinden bahseder.
.
.
Peki ya kaybolmaya yüz tutmuş zanaatlarımız ve onu icra edenler? Gün Ola Harman Ola öyküsünde Mercan Usta’dan bahseder. Galata Köprüsü’nün altında ayakkabı boyacılığı yapan sandık yapan Mercan Usta sayesinde Bedri Rahmi ve Sait Faik arasındaki dostlukları güçlenmiş.
.
.
Sivriada Geceleri öyküsünde bir insanın martının ölümüne üzülüp ağlaması ve çevesindeki insanların bu durumu küçümsemesinden doğan yalnızlık...
.
.
Tüm öykülerin birleştiği bir duygu var... SEVGİ...Kitabı okudukça yaşama bağlılık, Ada insanlarının yaşamına birebir tanıklık, doğayı ve içindeki canlıları sevip koruma konularını tekrar düşündürteceğine eminim. Kitapta Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun Sait Faik hakkındaki yazıda ise Sait Faik’in öykülerini yazarken sürekli gözden geçirdiğini ve öykülerini birebir aklında tuttuğunu okuduğumda çok şaşırmıştım. Kitapta birde Akillas Millas’ın Kınalı ve Burgazada haritaları ilginizi çekebilir. .