Yine Sabahattin Ali ve yine her satırında dinginliğini sürdüren bir kitap... Onun yüzeysellikten tamamen uzak sade dili sayesinde, kitaplarını okurken kendimi çok iyi hissediyorum. Bu öyküleri de okurken kah karakterlerin yanı başında kah zihinlerinde kendime yer edinerek yaşanılanları gözlemleyebildim. Her öykünün bitiminde kitabı bir süre kapatıp okuduklarımı düşündüm ve o zamanların şartlarını da hayal ederek sindirdikten sonra ilerlemeye devam ettim.
Bu kitapta ise en sevdiğim öykü Çirkince; en sevdiğim masal ise çok tartışmalara sebep olmuş Sırça Köşk oldu. Sırça KöşkSabahattin Ali