Gönderi

10/10
·57 syf.··
Beğendi
·
2020 32. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 27 Mart 2020 12:07
Yoğunluktan dolayı anasayfamda kendimi bu kitaba başlamış olarak kaydetmişim ancak bugün bitirebildim. Elime aldığımda bir çırpıda okunan bir mektuptu. Franz Kafka'yı seven okurları bilir ki Kafka romanlarını, öykülerini ve diğer yazınlarını okunmak için yazan birisi değildir. Bu yüzden her yazdığı kitapta rahattır, dürüsttür ve her yazısı otobiyografik izler taşımaktadır. İncelemeye geçmeden önce şunu belirtmek isterim eğer Franz Kafka'yı okumaya başlayacaksanız ilk önce hayat hikayesini okuyun. İlk olarak Babaya Mektup eserini okuyun aksi takdir de sizler de Franz Kafka'yı anlamayanlar kervanına katılırsınız. Bir baba ve oğul çatışması. Aslında her baba ve oğul arasında bir çatışma vardır. Bu çatışmalar oğulun kişiligini kazanmak, özgürlüğünü kazanmak için verdiği savaşlarken babalar için de bir güç savaşıdır. Franz Kafka ve babası Hermann Kafka'nın çatışması demek istediğimin belki de en güzel ve özel örneğidir. Hermann Kafka güçlü, azimli, otoriter ve istediğini yapan bir adamdır ancak Franz Kafka babasının tam zıttı yönde bir kişidir. Zayıf, çelimsiz, özgüvensiz ve yaptığı her işte bir yanlış olduğuna inanan ve başardığı her işin aslında şans eseri olduğunu bir sonraki işinde çuvallayacağını hisseden daha doğrusu bir toplum baskısı hisseden birisidir. Mektubundaki şu kısım bu durumu çok daha iyi açıklamaktadır. " İlkokulun birinci sınıfını asla geçemem diye düşünüyordum, ama başardım, hatta dereceye bile girdi; ancak lise giriş sınavını asla kazanamam sandım lakin başardım; ama artık lise birinci sınıfta mutlaka sınıfta kalırım dedim; hayır, sınıfta kalmadım ve sürekli başardıkça başardım. Ancak bunların sonucunda bir güven doğmadı, tersine -senin aksi yüzünde bunun adeta kanıtını bulurdum- ne kadar çok başarırsam, işin sonunun o ölçüde kötü biteceğinden kuşkum yoktu. " Kafka, babasını kendisine bir otorite kabul etmişti. Başarılarında ve başarısızlıklarında hep kendisini onunla karşılaştırmış birisi olduğunu mektubundan anlamak zor değil. Öyle ki bu mektup bile 36 yaşındaki bir adamın babasından evlenmek için izin alamayınca var olmuştur. Babası Hermann Kafka, Franz Kafka için her zaman bir ölçüttür. Franz Kafka'ya ürkekliğini, özgüvensizliğini o aşılamıştır. En azından Franz Kafka böyle düşünmektedir. Mektuptan vereceğim şu son iki alıntıyla incelememin noktalanacağı ve daha iyi anlaşılacağına bir şüphem yok. " Çocukluğumda bana söylediklerin adeta Tanrı buyruğuydu, bunları asla unutmazdım, benim için dünyayı değerlendirmemde - özellikle seni değerlendirmemde ki bu konuda tümüyle başarısız oluyordun- elimdeki en önemli araçtı. " "Koltuğundan dünyayı yönetiyordun. Senin fikrin doğruydu, başka her fikir çılgıncaydı, aşırıydı, kaçıklıktı, normal değildi. Bu arada özgüvenin öylesine büyüktü ki, tutarlı davranma zorunluluğu hissermiyor, ama yine de haklılıkta diretmekten vazgeçmiyordun." Franz Kafka
Edebiyat
Babaya MektupFranz Kafka · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202254bin okunma
·
3 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.