Virginia Woolf'u okumak ve anlamak sandığınız kadar kolay değildir. Her eseri gibi bu eser de o boyuttaydı. İngiliz Edebiyatı'nın başlıca kadın yazarlarından olan Virginia bu eserinde 6 arkadaşın bir kişide oluşturduğu etkileri anlatıyor. Basit bir dil asla değil. Okurken bir şiir dinletisindeymişsiniz ve bambaşka bir dünyadaymışsınız gibi. Şiirsel anlatımıyla bu hikayenin betimlemesini çok başarılı bir şekilde yapıyor. Belki Virginia ile ilk tanışanlar bu kitaba odaklanmakta güçlü çekebilir. Onu anlamak hep zordur ama onu anlamak için bulunduğun o dünyandan uzaklaşman ve onun dünyasına misafir olman gerekir. Hikayenin içeriği duygu yüklüdür ve hayatın acımasız gerçekleriyle yüzleştirir. Ana karakterin gençliğinden başlayan etrafını gözlemlemesiyle anlamlar çıkarması kitabın sonunda herkesin acı gerçeğiyle yüzleşiyor. Ölüm. Arkadaşını kaybetmesiyle vermiş olduğu yıkım bir yandan, diğer arkadaşlarının başka bir hayatı olması bir yandan bu karakterimiz en sonunda kendi yalnızlığına sığınıyor. Edebiyat ve çeşitli yazarlar Shakespeare gibi ona hayat amacı katıyor. Doğada her bir haraketin anlamı olduğu gibi her bir insanın da kendine ait bir anlamı var. Virginia 'nın tabiriyle su damlacıkları gibiyiz belli bir süre duruyoruz ve yok oluyoruz... Depresif bir kitap olabilir ama gerçekçi bir kitaptır. Her zamanki gibi Virginia' yı anlamak emek ister...