Gönderi

Yaşamak Sessizce
Bir kasabanın en sessiz bakkalıydım ben. Akşamları kepengi indirirken elim hep gökyüzüne giderdi, sanki biri eksik saymış yıldızları da ben tamamlayacakmışım gibi. Karıncalar basamakta acelesiz yürürdü burada. Gölgeler, duvarların nemli yüzeylerinde kendine sakin birer yer bulurdu. Saksıdaki fesleğen, pencerenin mermerinde kendi sessiz krallığını kurardı gururla. . Sarı sabır sokak lambaları erkenden yanardı burada. Kediler, motoru soğumuş arabaların kaputlarında uykulu bir yuva kurardı kendilerine. Çocuklar misketlerini unutup büyüdüler sonra. Bir tek güneş aynı pencereleri öpmeye, rüzgâr aynı mahallede oturmaya devam etti. Ben denizi olmayan bir şehirde martı sesi biriktirdim yıllarca. Bazı özlemler böyledir çünkü: gerçeği yoktur, ama insan yine de yüreğinde taşır. . Ben bahçesi olmayan bir apartman balkonunda toprak kokusu biriktirdim yıllarca. (Saksılarla yendim beton soğukluğunu.) Bazı umutlar böyledir çünkü: tohumu vardır toprağı yoktur, ama insan yine de gönül bahçesinde büyütecek bir yer bulur. Bir gün eski bir otobüs durağında yaşlı bir adam gördüm. Elinde poşet değil, bir demet çiçek vardı. Gözlerindeki uzaklara sarılmıştı sıkıca. Sanki bir adrese değil de kırılmış bir kalbe gidiyordu. O an anladım; hayat dediğimiz şey büyük mucizelerden çok, küçük kabullenişlerle güzelleşiyor. Mesela, ekmeğin buğusunun elini yakması, tam yorulmuşken bir bankın karşına çıkması, yağmurun tam sen eve girerken pencerene usulca vurmaya başlaması gibi. O gece, Gökyüzü zifiri karanlıktı ama yıldızlar ilk kez bu kadar parlak görünüyordu. . Dedim ki kendi kendime: “Bazı aydınlıklar yalnızca ışık gidince fark ediliyor.” Sabah olmuş, çay kaşıkları bardaklara küçük bir mutluluk sesi bırakmıştı. Esnaf kepenk açmış, kaldırımlar gecenin karanlığını sessizce katlayıp cebine koymuştu. Sonra camı açtım. Yağmur yağmamıştı ama toprak kokuyordu. . Dedim ki kendi kendime: “Bazı güzellikler olmadan önce kokusunu yollar.” O gün hiçbir yere yetişmedim. Saat takmadım. Kendime hiç yalan söylemedim. Kimseyi affetmedim belki ama kimseye de kızmadım. . Geçmişi valize kilitledim. Düşünmedim. Yarını da büyütmedim gözümde. Sadece rüzgârın perdeyi hafifçe hareket ettirişini izledim uzun uzun. Bir serçenin kaldırımdaki su birikintisinde yıkanışını. Bir çocuk kahkahası yükseldi uzaktan. Bir köpek cevap verdi ardından. Hayat, kimse fark etmese de ince ince devam ediyordu. Dünya dönüyordu. Kimse alkışlamıyordu bunu. Yine de dönüyordu. Ve ben ilk kez yorgun olmanın değil de huzurlu olmanın ağırlığını hissettim. Sessizdi. Kış gecesinde uzaktan geçen bir trenin ışıkları kadar sessiz. Ve ben ilk kez hayatta kalmanın değil de yaşamanın sesini duydum. Sessizdi. Bir kıyının uzaktan görünen ışıkları kadar sessiz.
Şiir
··2 alıntı·
789 Gösterim
6 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
👏🏼👏🏼
👍👍👍Aynen
👍👍
👍👏👏
Reklam
👍 Haklısın