Kitap tahlilinden önce Peyami Safa’dan az da olsa bahsetmek isterim.
Peyami Safa’nın ömrü maddi zorluklarla geçmiştir. Büyük-küçük demeden her lokmayı çiğneyen kader, küçük yaştaki Safa’yı azı dişleriyle ezse de yutmamıştır. Öyle ki, rahat yüzü gösterip tembelliğine müsaade etmemiştir. Hani “beni öldürmeyen acı, güçlendirir” diyen filozof, bana kalırsa Safa’nın hesabına söylemiştir bu sözü...
Sözde Kızlar’da görüyoruz ki, 24 yaşındaki Sefa’nın (kitabı bu yaşta yazmış) yaşadığı maddi zorluklar onun şuur gelişimine menfi yönde etki edememiş. Genç yaşına rağmen akranlarının zaaflarını görmüş ve bir neslin sefil ve sefih gidişatına dur deme ihtiyacı hissetmiştir.
Üstadın kitapta kullandığı dil yine maharetli olsa da biraz sert. Terbiye adına bazen bu dilin icabetttiğini düşünmüşümdür. Sanırım yazarımızda, o günler de, benimle aynı fikirdeymiş...
Peyami Safa’yı ilk okuyanlar bu kitabı baz alıp yazar hakkında kısır fikirler yürütebilirler. Halbuki onun ufuk açıcı, vicdanlara dokunan, halisâne kaleme alınmış daha çok kitabı var, bence onlara da göz atmalılar. ‘Tatmayan bilmez’..
Son olarak, kitabın başındaki ilk tasvirler safi zihinleri bulandıracak cinsten, bu yüzden hassasiyet gösterenlerin bunu bilmesi elzem.
Haddim olmayarak “Kendi adıma puanlama” yapacak olursam şöyle diyebilirim:
Konu: 10 üzerinden 8
Olay Örgüsü: 10 üzerinden 7
Dil: 10 üzerinden 7