Puan vermedi·56 syf.··Beğendi
· -Spoiler içerebilir-
Zweig, vatan sevgisinin, askerliğin, savaşın ve elbette aşkın ne demek olduğunu, bu kavramların hayatımızda nasıl bir yer tuttuğunu bize sorgulatmayı fazlasıyla başarmış. Eserin merkezindeki kişinin iç hesaplaşmalarına ve kendisine dikte edilen şeylere verdiği tepkilere şahit oluyoruz. Ferdinand'ın eşine duyduğu sadakat ile, vatanı tarafından ona dikte edilen askerlik mecburiyeti zıtlaşıyor ve bir süre sonra bu mecburiyetin Ferdinand'ı ele geçirdiğini görüyoruz. Tabii bu mecburiyet, geçici bir durum değil onun için. Güzel giden hayatını alt üst eden, Ferdinand'ı karamsarlığa sürükleyen bir süreçten bahsediyoruz.
Eser, Birinci Dünya Savaşından ve bu savaşın getirdiği kaos ortamından izler taşımakta. Hatta Ferdinand'ın mektubu aldıktan sonra büründüğü ruh halini, birinci dünya savaşının bir özeti olarak nitelendirmemiz yanlış olmaz. Fakat eser yazıldığı dönemle kısıtlı kalmıyor, günümüze de ışık tutuyor. Zira bugün sosyal hayatımızda da birçok şeye zorlanıyor, zorlandığımız şeylerle kendi içimizde mücadele ediyor, veya Ferdinand'ın baştaki ruh hali gibi bir hale bürünüp irademizi kaybediyoruz. Dolayısıyla kitap, günümüzde de geçerliliğini yitirmemiş bir kitap. Bunları göz önünde bulundurarak okursanız kitabın size çok şey katacağını düşünüyorum.