Şu ara memlekette, ‘bizden’ diyebileceğimiz kitap kıtlığı çekenlere nacizâne tavsiyem: Kuyucaklı Yusuf.
Eserin en çok okunanlar listesinden inmeyişinin sihir ve kerameti genç yaşta bu toprakların kimyasını çözen bir yazarının olmasıdır.
Edebiyatın hiçbir türüne mesafeli ve tepkili değilim. Yalnız, romantizm akımına ayrı bir sempatim var. Bu kitabada ısınmamın temel sebebi bu olsa gerek.
Kitap, esas oğlan Yusuf’un çocukluğundan başlayıp evliliğine kadar başından geçen bir dizi olayları ve devrin sosyal sınıf farklılıklarını konu alıyor.
Okumaya başladığınız andan itibaren kitap sizi büyülü atmosferine dahil ediyor. Öyle ki, her an kitabın bir yerlerinde adınızın geçeceği hissine kapılıyorsunuz. Dolayısıyla kitabın sürükleyiciliğine sözümüz olmasa da bölüm geçişleri rutini fena hâlde bozuyor ve erken final kararı almış bir dizi gibi nihayete eriyor.
Sözü fazla uzatmadan nihai tahlilde;
Eğitimi mekteplerden değil, hayatın hâzin gerçeklerinden alan Yusuf’un hikayesi kalbinize dokunacak ve süngerin suyu emdiği gibi, kitabı bir çırpıda okuyacaksınız..
İyi okumalar!..