Çankaya, sadece bir anı kitabı değildir. Bu eser, hem bir yakın tanığın kalemiyle yazılmıştır hem de bir milletin yeniden varoluş destanının satır arasıdır. Falih Rıfkı Atay, Atatürk’ün yanı başında bulunmuş, devrimlerin fikir mutfağında yer almış, dönemin siyasi atmosferine birebir şahitlik etmiş bir isimdir. Bu yüzden Çankaya, sıradan bir hatırat değil, tarihçinin elinde başvuru kaynağıdır.
Tarihçi gözüyle baktığımızda Çankaya, resmi belgelerle birebir örtüşmeyen ama o belgelerin arkasındaki insanî ve siyasi atmosferi bize hissettiren bir metindir. Atay, özellikle Milli Mücadele yıllarını, meclis tartışmalarını, Atatürk’ün çevresindeki karakterleri aktarırken satır aralarına duygular, çekişmeler ve insani zaaflar katmıştır. Bu yönüyle kitap, arşiv belgelerinin soğukluğunu kırar; tarihçinin gözünde “ikinci elden kaynak” olsa da, dönemin ruhunu anlamak için birinci elden bir şahitliktir.
Çankaya, bir yönüyle de Cumhuriyet’in ideolojik belleğidir. Atay, Atatürk’ün düşünce dünyasını aktarırken sürekli şu çizgiyi vurgular: Ümmet anlayışının yerine millet bilinci, kulluktan yurttaşlığa geçiş, saltanattan cumhuriyete devrim. Bu satırlarda yalnızca bir liderin değil, Türk milletinin asırlık zincirlerini kırışının izlerini görürüz. Osmanlı’nın yıkılışını, manda heveslilerinin küçülmüş ruh halini, ihanet eden aydınların zavallılığını öyle bir üslupla aktarır ki, tarihçi olarak okurken sadece bilgi değil, milli bir his de uyanır. Çankaya, Türkçü ve Kemalist bir gözle bakıldığında, Atatürk’ün şahsında milletin kendi iradesini inşa edişinin destanıdır.
Falih Rıfkı Atay’ın satırlarında yalnızca soğuk bir tarih yoktur. Anlatımda, Atatürk’ün insani yanlarını, sevinçlerini, hüzünlerini, dostluklarını ve yalnızlığını da hissederiz. Çankaya, bu açıdan bir hesaplaşmadır da. Hem bir dönemin ihanetiyle hem de aynı dönemin mucizevi direnişiyle. Okurken bazen gururla göğsünüz kabarır, bazen de Atatürk’ün ağır yükünü düşününce yüreğiniz sızlar.
Akademik açıdan elbette dikkatli olunmalı. Atay, bir gazeteci ve yakın tanık olarak kimi zaman öznel yorumlar yapar, ele aldığı şahsiyetleri kendi bakışıyla yargılar. Ama bu, eserin değerini düşürmez; aksine bize, dönemin nasıl algılandığını gösterir. Belgelerle kıyaslandığında eksikleri olabilir, ama hissettirdikleri açısından Çankaya eşsizdir. Çankaya, bir milletin yeniden doğuş hikâyesinin hem akademik hem de duygusal belleğidir. Türkçü ve Kemalist bir okur için bu kitap, sadece tarihin değil, aynı zamanda bir ruhun kaydıdır.
#68270427